ağlayan bebekÇocuk için kapris, isteklerini kabul ettirmenin belki de tek yoludur. Ani öfke nöbetlerinin belirtileri bütün çocuklarda aynıdır. Ama her çocuğun kendine özgü bir kapris yapma biçimi vardır. Bu biçim onun kişiliğini yansıttığı gibi çevresinin en duyarlı olduğu mesaj türünü de iletir.

Bütün çocuklar kapris yapar. Ama her çocuk bunu doğasının bir parçası ve asiliğinin karşı konamaz bir dışavurumu gibi yinelemez. Neden? "Kaprisli" çocuk nasıl ortaya çıkar? Bütün küçük çocuklarda fizyolojik
nitelikte ve önlenemez öfke patlamaları görülebilir. Kaprisler bundan farklı olarak daha az patlayıcı özellikte, daha mantıklı, daha somut ve belirgin bir hedefe yöneliktir. Annesinin başka tavırlara dirense bile sürekli ağlamasına dayanamayacağım bilen çocuk, kaprislerinde ısrarcı olmaya başlar. Anne ve babasının zayıflığını görmek, çocuğu daha saldırgan ve kararlı bir biçimde kaprislerini sürdürmeye yöneltir. Özellikle ailesinin bu "sahne"lere dayanamadığını biliyorsa tiyatro oyuncusu gibi kapris yapmayabaşlar. Her durumda isteğini elde etme yönünde bir davranış biçimi gösterir. Kapris konusu dondurma, tatlı, oyun oynamayı sürdürme, kendi istediği ayakkabıyı ya da pantolonu giyme olabilir. Üç ya da dört yaşındaki bir çocuk için giyim biçiminin bir kapris kaynağı olması ilginçtir. Burada öfke patlamalarında olduğu gibi yalmzca istediğini elde etmek ya da yaptırmak değil, aynı zamanda kendi imgesini, istediği gibi olma hakkım korumak ve istediği gibi görünmek söz konusudur. Kapris yapan çocuk öfke patlaması gösteren çocuğa göre daha büyüktür; ayrı bir kişi olarak kendi imgesini kazanmıştır. Elbise ve takı seçiminde artık yalnızca kendi kimliğini değil, daha fazla emekle oluşturulmuş bir "ben" imgesini savunmaya çalışır. Kendi zevkine uygun ve istekleriyle bağdaşan bir imgeyi sunmak ister. Söz konusu yaşlarda küçük giyim tutkularının ortaya çıkması yalmzca kızlara özgü değildir.

DÜNYA KADAR ESKİ KAPRİSLER
Refah düzeyinin düşüklüğü nedeniyle çok sayıda elbise ve ayakkabı arasından seçim yapma olanağının pek bulunmadığı eski toplumlarda kapris yaygın değildi. Ama dış görünüm ve giyim konusunda kuşkusuz o zaman da çocukların kendi seçimleri vardı. Kaprisler saçıntaranma biçimi, yaka ve kurdelenin rengi ya da çocuğun istek ve seçimlerini dışa vurabileceği herhangi bir takı üzerinde odaklaşırdı. Geçmişte de büyük olasılıkla yeterli sabrı ve zamanı olmayan anneler; kısa bile olsa saçlarının örülmesini ısrarla isteyen ya da saçlarının bir tarafta toplanmasını sağlayacak saç tokasını takmaya yanaşmayan kız çocukları vardı. Ama günümüzde sabahları giyinmesi gereken bir çocuğun yaptığı kaprisler bunlarla karşılaştırılamayacak kadar çoktur. Giyimin yanı sıra beslenme, uyku ve özellikle yatma saati, oyun ve oyuncak gibi birçok değişik konu birer kapris kaynağı durumuna gelmiştir. Bir çocuk gün boyunca istediği kadar kapris nedeni bulabilir. Doğal olarak her zaman çocuğa hak vermek, kaprislerine yenik düşmek doğru değildir. Bu durumda çocuk istediğini elde etmek için kapris yapmayı bir silah haline getirecektir. Öte yandan çocuklar sürekli çevrenin dikkatini çekmek için de kaprise başvurabilir. Bu durum özellikle zayıf, verici ve çocuğa karşı suçluluk duygusu içinde olan anne babalarda görülür. Örneğin, çalışan anneler çocuklarının kaprislerine pek dayanamaz.

SUÇLULUK DUYGUSU
Çalışan anne çocuğu "şımartmaya", ona istediği her şeyi vermeye, kaprislerine boyun eğmeye daha eğilimlidir. Evinden ve çocuğundan uzakta geçirdiği saatlerin yarattığı boşluğu bu yoldan doldurmaya çalışır. Küçük bile olsa çocuk bu durumun hemen farkına varır ve kendisini yuvadan alan ya da akşam eve dönen annesini mutlaka bir kaprisle karşılar. Birçok anne çocuğunun gözyaşlarını silmek ve yeniden gülümsediğini görmek için her istediğini yapmaya hazırdır. "Yapı olarak kaprisli" olan çocuk hangisidir? Kuşkusuz kaprislerin "para etmediğini" fark eden çocuk, bu davranışta ısrar etmez. Kaprislerinin işe yaradığını, annesinin dayanamayarak kaprise neden olan durumu ortadan kaldıracağım ve isteklerini yerine getireceğini bilen çocuk ise kaprislerinde ısrarcı davranır. Ama bir çocuğun isteklerinin sonu yoktur; bir isteği karşılandığı anda bir başkası ortaya çıkar. Böylece kaprisler birbirini izler ve giderek kaprisli çocuk tipi ortaya çıkar. En iyisi çocuğa kaprislerle anne babanın tepkisi ve kızgınlığı dışında bir şey elde edemeyeceğim göstermektir. Çocuk kaprisli isteklerinin reddedilmesini sevgi eksikliğiyle ya da kendisine karşı ilgisizlikle karıştırabilir mi? Bu noktada da çocuklar sanılandan çok daha fazlasını kavrar. "Elde etmenin doğru olmadığı bir şeye kaprislerinle sahip olamazsın" gibi belirgin ve açık bir mesajı alan bir çocuk, bunu sevgi eksikliğiyle pek karıştırmaz. Tersine kaprislerine karşı boyun eğici ve verici davranıldığında, kendi isteklerine karşı anne babanın gösterdiği duyarlılığın, suçluluk duygusunun ya da verilemeyen bir şeyi başka bir şeyle karşılama gereksiniminin bilincine hemen varır.

GÜVENSİZLİK DUYGUSU BESLENMEMELİDİR
Çocuğun kaprislerine boyun eğmek ve isteklerini yapmak ne kendine güvenini artırır, ne de istek ve beklentilerini doyurur. Kaprisli çocuk genellikle kendine güvensiz ve düş kırıklıkları karşısında savunmasız olur. Özellikle küçük bir hükümdar gibi davrandığı aile ortamı dışına çıktığında bu durum daha belirginleşir. "Her şeye evde hemen sahip olabilirim" anlayışı çocuklara özgü sihirli bir duygudur ve evde genellikle onaylanır. Ama bu davranışına uyum göstermeye hazır olmayan dış dünyayla ilişkilerinde kaçınılmaz olarak düş kırıklığına uğrar. Kaprisli bir çocuk için yuvada, okulda, daha sonra da yetişkin insanlar arasında yaşam kolay değildir. Düş kırıklıklarını göğüslemeye alışık olmadığından korkar, yaralanır ve er ya da geç bu kaprislerin hesabım öder. Bu nedenle kaprisli çocuk tek başına kaldığında güçlü değildir. Bağımlı bir kişiliği vardır; annesinin eteklerinden ve ailenin koruyucu kanatlarından ayrılamaz. Bu tür bir çocuğun bağımsı; girişim yeteneği kazanması öteki çocuklara göre çok daha zordur. Onur için küçük kalmak, bazı kaprislerine boyun eğen ailenin koruyucu ortamında yaşamak daha kolaydır. Dolayısıyla kaprislerine boyun eğen ve istediği çocuksu duygusallığı veren ailesinden erişkin yaşlarda bile kurtulması kolay olmayacaktır.

Yazının Kaynağı: Medicana

Yorumlar (1)

Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

Benim oglum10aylik ve aglamaya basliyor bi sey isteyince ne yapsak da karsisin alamiypruz.yo
Da giderken bagiriyor bi de aglamaya baslyor.4aylikken falan sakindi ama simdi cok deyisdi.ne yapa bilirim.tesekkurler

 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın