Ateşli hastalıklarda Beslenme. hasta bebek

Anjin, grip, nezle ya da başka bir hastalık dolayısıyla ateşi otuz sekiz derecenin üstüne çıkan bebek özellikle katı mamalar için bütün iştahını kaybeder. Böyle bir hastalığın, birinci ve ikinci günlerinde ona katı mamalar vermeyiniz. Uyanık olduğu zamanlar yarım ya da bir saatte bir sulu şeyler veriniz. Böyle zamanlarda, en çok portakal ve mandalina suyu ile normal su verilir. Suyu unutmayınız. Besleyici olmamasına rağmen bu çeşit durumlarda çok önemlidir. Özellikle besleyici olmadığı için, hasta çocuğa çok çekici gelir. Diğer sulu şeyler çocuğun zevkine ve hastalığının çeşidine bağlıdır. Bazı çocuklar, erik suyu, greyfurt suyu, armut suyu, limonata ve şekerli çaya bayılırlar. Daha büyük çocuklar gazoz ve koka kola gibi karbonatlı içeceklerden de hoşlanırlar.

Süt hakkında bir şey söylemek ise güçtür. Hasta bir bebek her şeyden fazla süt içmek isteyecektir. Eğer kusmadan içebilirse bunda hiçbir mahzur yoktur. Daha büyük çocuklar ise, hastayken ya süt içmek istemez ya da içtikten sonra kusarlar. Eğer çocuk kusmadan hazmedebiliyorsa, süt vermenizde bir mahzur yoktur. Bebeğin ateşi otuz sekiz dereceyi geçtiği zaman yağı alınmış sütü hazmetmesi daha kolaydır. Sütün hazmı en güç olan kısmı yağıdır.

 

Ateş devam etse bile, ilk bir iki günden sonra çocuğun iştahı açılır. Eğer çocuğunuz ateşli olduğu halde acıkıyorsa, ona yumuşak ve hazmı kolay yiyecekler, bu arada yumurta da verebilirsiniz.

 

Ateş esnasında çocuğun yemek istemediği ve en güç hazmedilen yiyecekler sebzeler (pişmiş ve çiğ) etler, balık yağları, (tereyağ, margarin, krema gibi) ve beyindir. Çocuklar üstünde yaptığı gıda deneylerinde, Dr. Clara Davis, çocukların ateş düştükten sonra et ve sebzeler düşkünlük gösterdiklerini ve onları mükemmel bir şekilde hazmettiklerini görmüştür.

 

Bebek kusuyorsa, Beslenme? (Doktor gelinceye kadar alınacak tedbirler)

Kusma, birçok hastalıkta, özellikle başlangıçta, ateşle birlikte görülür.

Kusma, hastalık yüzünden mide rahatsız olduğu ve sindirim yapılmadığı için meydana gelir.

Kusmadan sonra, hiç olmazsa, birkaç saat için mideye tam bir istirahat vermek doğru olur. Sonra, eğer çocuk istiyorsa, ona on beş gramdan fazla olmamak üzere, bir yudum su veriniz. Eğer kusmaz ve biraz daha içmek için yalvarırsa on beş yirmi dakika sonra otuz gram kadar su biraz portakal suyu vermekte bir mahzur yoktur. Ama yüz yirmi gramı aşmamanızı tavsiye ederim.

Ateşli bir hastalığın yanı sıra baş gösteren kusma, daha çok birinci gün görülür ve sonra geçer.

Çok kuvvetle öğürdüğü zaman, kusmuğun arasında kan bulunabilir. Bu önemli bir şey değildir.

 

Hastalıktan sonra beslenme problemlerinin doğmasına engel olmak.

Çocuğun ateşi birkaç gün sürdüğü ve iştahı da kesildiği takdirde, tabii ki hızla kilo kaybedecektir. Böyle bir durumda, anne üzülecek ve meraklanacaktır. Hastalık geçip de ateş düştüğü ve doktor çocuğun normal yemeğini yiyebileceğini söylediği zaman, anne heyecanla onu beslemeye koyulur. Ama, ço-

 

ğunlukla çocuk hiç iştahlı değildir. Anne onu zorlamaya başlarsa, iştahının hiç geri gelmemesi mümkündür.

Böyle bir çocuk ne yemek yemeyi unutmuş, ne de yemek yiyemeyecek kadar zayıf düşmüştür. Ateşi normale döndüğü zaman bile çocuğun vücudunda, mide ve bağırsaklara etki edecek kadar enfeksiyon bulunur. Yemeklere karşı isteksiz davranması bundandır. Onları görür görmez, vücudu ona henüz onları yemeye hazır olmadığını hatırlatır.

Hastalık yüzünden zaten midesi bulanmakta olan bir çocuğa yemek yemek için ısrar edilirse, çocuk bütün yemeklerden iğrenir. Birkaç gün içinde aylarca sürebilecek bir beslenme problemi ortaya çıkar.

Mide ve bağırsaklar normal hale geldikleri zaman çocuğun iştahı da açılacaktır. Hatta çocuk eskisinden daha fazla yemek yiyecektir diyebilirim. Bir iki hafta kaybettiklerini kazanmak istermiş gibi aceleyle yer. Böyle çocuklar bazen tıka basa yemek yedikten iki saat sonra acıktıkları için şikayete başlarlar. Üç yaşındaki çocuk vücudunun ihtiyacı olan yiyecekleri diğerlerinden ayırt ederek onları yemek isteyecektir.

Anne babanın yapacağı, hastalıktan sonra çocuğa yalnız istediği şeyleri vermek ve sabırla iştahının açılmasını beklemektir. Eğer bir hafta içinde iştahı açılmazsa tekrar doktora başvurulmalıdır.

 

 

Kaynak: Bebek ve Çocuk Eğitimi - Dr. Benjamin Spock

 

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın