Bebek Banyosuİlk aylarda bebeği sabah 10 mamasından önce yıkamak uy­gundur ama mümkün değilse, herhangi bir mamadan önce yı­kanabilir. Mamalardan sonra yıkanmamalıdır zira o zaman uyumaya alışması gerekir. Bebeğiniz günde üç kere yemek ye­meye başladığı zaman, onu öğle veya akşam yemeğinden önce yıkayabilirsiniz. Çocuk büyüyüp de yemekten sonra biraz oya­lanmaya başladığı zaman onu akşam yemeğinden önce yıkaya­bilirsiniz. Böylece, hem yemeği gecikmemiş olacak, hem de mahmurlaşan çocuk, yatar yatmaz uyuyacaktır.

 

Banyodan önce, portakal suyunu verecek olursanız, bu onun çok acıkmasına engel olacaktır. Ona sıcak bir odada, ban­yo yaptırınız. Su, vücut ısısında olmalıdır. (37- 37.5 derece) Ban­yo derecesi, tecrübesiz anne için büyük bir kolaylıksa da gerek­li değildir. Suyun sıcaklığını, bileğiniz, ya da dirseğiniz ile ölçün.

İlk önce, sabunsuz bir bezle yüzünü yıkayınız. Kafa haftada bir ya da iki kere sabunlanmalıdır. Bebek sık sık kusuyorsa, bo­yun da her gün sabunlanmalıdır. Vücudun diğer kısımlarını ise, sabunla yıkayınız. Eğer ilk başta, bebeği düşürmekten korku­yorsanız, yüzünü, boynunu ve başını kucağınızdayken siliniz. Sonra, iki elinizle sıkı sıkı tutarak banyosunda yıkayınız. Kuru­lamak için yumuşak bir havlu kullanınız ve oğuşturmayınız, ha­fif hafif siliniz. Eğer bebeğin banyolarına göbek tamamıyla iyi­leşmeden başladınızsa, banyodan sonra onu gazlı bezle iyice ku-rulaymız. Çoğu bebekler birkaç hafta tereddütlü durduktan son­ra, banyoda çok eğlenmeye başlarlar. Siz de onunla birlikte eğ­lenmeye bakınız.

Bir ve iki yaşlar arasında, çocuk, banyonun içinde kaymak­tan ve gözüne sabun kaçmasından korkabilir. Gözleri yakma­yan şampuanlar kullanabilirsiniz. Bir elinizle başına su döker­ken, öteki elinizle alnının üstünden gözlerine su gitmesine en­gel olunuz. Eğer banyoya girmekten korkuyorsa, onu katiyen zorlamayınız. Cesaretini kazanana kadar (aylarca bile sürse) onu suya hiç sokmadan, süngerle yıkayınız. Sonra çok az su kullanarak, yeniden deneyiniz.

Eğer bebeğiniz, birinci yaşının sonuna doğru, yemeklerden sonra elleriyle yüzünün silinmesine itiraz etmeye başlarsa, önü­ne bir tas su koyunuz ve suyla oynarken siz de ağzını yıkayınız.

Kulaklar, gözler, burun, ağız, tırnaklar

Yalnız dış kulağı temizleyebilirsiniz. Hiçbir zaman orta ku­lağa dokunmayınız. Kanalda, onu korumak ve temizlemek için balmumu gibi bir madde meydana gelir. Ufak, gözle görülmez kıllar bu maddeyi ve topladığı kiri dışarı doğru iterler.

Gözler her zaman gözyaşları ile banyo olmaktadır. Bu yüz­den gözler sağlıklı oldukça, herhangi bir şey damlatmak doğru değildir.

Burun da kendisini temiz tutmanın yolunu bulmuştur. Bu­rnun içindeki gözle görünmez tüyler pislikleri, ön tarafa, büyük tüylere doğru iterler. Bunlar burunu gıdıklar ve bebek hapşıra-rak pislikleri dışarı çıkartır. Banyodan sonra, bebeği kurularken havlunun ucu ile burnu da temizleyebilirsiniz ama eğer bundan hoşlanmıyorsa, kendi haline bırakınız.

Ağzın özel bir temizliğe ihtiyacı yoktur.

Tırnaklar, bebek uyurken kolayca kesilebilir.

Krem mi pudra mı?

Bebeği banyosundan sonra kremlemek ya da pudralamak eğlenceli şeydir. Bebeğin de hoşuna gider ama gerekli değildir. Eğer bebeğin derisi çabuk kızarıyor veya pişiyorsa, pudra ge­rekli olabilir. Serptikten sonra, belli yerlerde toplanmaması için elinizle yaymanız gerekir. Bebeğinizin cildi kuru ve hassas ise kremlemek iyi bir fikirdir. Herhangi bir krem kullanabilirsiniz.

Göbek

Bebek annesinin karnındayken, göbek kordonu yoluyla beslenmektedir. Doğumdan hemen sonra doktor tarafından dü­ğümlenip kesilir. Bebeğinin karnının üstünde kalan parça yavaş yavaş kurur ve düşer. Bu, çok defa bebek hastaneyi terk edene kadar olur ama bazen daha uzun sürer. Göbek kordonu düştük­ten sonra yerinde birkaç gün içinde iyi olan bir yara kalır. Bu nokta temiz tutulmalı ve ellenmemelidir. Bu suretle tehlikeli mikropların buraya bulaşması önlenmiş olur. Genel olarak, gö­bek iyi olana kadar bebeğin banyo yapmaması tavsiye edilir ama dikkatli davranılırsa pekâlâ yapılabilir. Eğer yapılmaması tercih ediliyorsa, bebek süngerle silinir ve göbeği de alkollü gazlı bezle temizlendikten sonra, yine gazlı bezle kapatılır. Be­beğin bezlerini göbek hizasından aşağı bağlayarak, göbeğin sü­rekli ıslanmasını engelleyiniz.

Eğer göbek iyi olmadan bebeği yıkayacak olursanız, banyo­dan çıkar çıkmaz, göbek kurulanmalı, alkolle silinmeli ve gazlı bezle kapatılmalıdır.

Bıngıldak

Bebeğin tepesindeki yumuşak yerde, kafatasını meydana getiren dört kemik henüz birleşmemişlerdir. Bıngıldağın bü­yüklüğü bebekten bebeğe değişir. Büyükse, bunda üzülecek hiçbir şey yoktur. Yalnız küçük bir bıngıldaktan yavaş kapanacağı muhakkaktır. Bazı bıngıldaklar 9 aylıkken tamamıyla ka­pandığı halde, bazıları iki yaşına kadar kapanmaz. Genel ola­rak, 12-18' inci aylar arasında kapanması gerekir.

Eğer bebek yeter derecede D vitamini almıyorsa, bu da bın­gıldağın kapanmasını geciktirebilir.

Anneler bazen gereksiz yere bu yumuşak bölgeyi ellemek­ten korkarlar. Aslında, kalın ve sert bir deriyle kaplı olan bıngıl­dak, oldukça sağlamdır. Bebeğin buradan rahatsız olması ihti­mali pek azdır.

Kaynak :Bebek bakımı ve çocuk eğitimi  - Dr. Benjamin Spocks

 

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın