Memeden KesmeİLK MAMANIN SEÇİMİ

Ek besinlere uygun zamanda ve uygun yiyeceklerle aşamalı olarak başlarken dikkat edilecek çok önemli bir nokta da bu besinlere iştahı kabartacak şeker ve koku verici maddelerin katılmamasıdır. Bu tür katkılar bebeğin ağız tadının belli bir yönde gelişmesine ve gereksinimler doğrultusunda değil, yalnızca hoşa giden tatları almak için yemeye koşullanmasına yol açar. Un ise lipit ve protein içermediğinden eksiksiz bir beslenme sağlayamaz. Bu yüzden ek besinlerin daha ilk günlerden başlayarak karbonhidrat, yağ ve protein içeriği açısmdan dengeli olmasına dikkat edilmelidir. Et iyi bir protein kaynağı olduğu gibi bebeğin demir almasını da sağlar. C vitamini alması için meyve vermek uygundur, ama genellikle bebeğe ilk verilen meyve olan elma çok az C vitamini içerdiğinden lisuyu eklenerek verilebilir. Bunların dışında uyulması gereken genel ilkeler şunlardır: Bebeğin yeterli miktarda süt içmesi koşuluyla geri kalan yağ gereksinimi sıvı yağlarla da karşılanabilir. Homojenleştirilmiş sütlerin kullanılması zorunlu değildir. Vitaminli yağları kullanmanın ise reklamlar dışında bir dayanağı yoktur. Bunlar hem pahalıdır, hem de ne kadar D vitamini içerdiğinin saptanması olanaksızdır. Dolayısıyla bebeğin besinlerine eklenmesi gereken D vitamini miktarı böyle sağlanamaz.

HAZIR MAMALAR

Günümüzde anne babalar ve çocuk hekimleri piyasada özellikle memeden kesme dönemi için üretilmiş pek çok hazır mamayla karşüaşmaktadırlar. Bunların yeterli ve güvenli olup olmadığı konusunda da meşru bir kuşku duyabilirler. Bu sanayi ürünlerinin besin değeri açısmdan yeterli ve güvenli olduğunu gönül rahatlığıyla söylemek için çeşitli nedenler vardır:

• Kullanılacak hammaddeler dikkatle seçilmekte ve bunlara mikrop bulaşmış olup olmadığı titizlikle denetlenmektedir.
• Bunlar dengeli beslenme sağlama ve uygun biçimde hazırlanma açısmdan güvenilirdir.
• Mikrobiyolojik denetimlerle genel sağlık koşullarına uygun olmalan sağlanmaktadır.
• Üretim kalitesi ve madde analizi açısmdan son derece titiz denetimler yapılmaktadır. Kısacası bebeğini bu ürünlerle beslemek isteyenler açısmdan hiçbir sorun yoktur. Piyasadaki hazır mamalarla doğal besinler arasında seçim yapmak kişinin yaşam felsefesine kalmıştır.

UYGULAMA
Araştırmalar bebeğe verilen ilk ek besinler içinde tahılların en büyük orana ulaştığım göstermektedir. Tahıllan sırasıyla meyve ve sebzeler ile et izlemektedir. Bu besinler teker teker incelendiğinde beslenmedeki değerleri şöyle özetlenebilir: Tahıllardaki bitkisel proteinler- Memeden kesme sonrasında tahıllar, ilk öğünlerin temel bölümünü ve bitkisel proteinlerin ana kaynağım oluşturur; süt-teki proteinlerin artık bebek için yetersiz kaldığı bu dönemde protein eksikliğini giderir. Ama bu sütün tümüyle beslenmeden çıkarılması anlamına gelmez; tahılların tamamlayıcı olarak süte eklenmesi anlamına gelir. Bitkisel proteinlerin besin değeri, biyolojik değeri yüksek hayvansal proteinlerden düşüktür, ama insan vücudunda bileşimlenen ve bileşimlenmeyen (dolayısıyla besinlerle alınması gereken) aminoasitler açısından son derece dengeli bir içerikleri vardır. Bununla birlikte tahıllar yumurta, et ve süt gibi besinlerin azaltılmasına yol açacak kadar çok verilmemelidir. Un, irmik, şehriye, tane gibi çeşitli biçimlerde verilebilen tahıllar bitkisel proteinlerin dışında karbonhidrat, kalsiyum, demir ve Bj vitamini de sağlar. Tahıllardaki glütenin temel bileşenlerinden olan gliadin grubu bitkisel proteinler ise kalıtsal yakınlığı olan bebeklerin bağırsak mukozasında yıkıma yol açabilir. "Çölyak hastalığı" adı verilen bu durumdan kaçınmak için bebek en az 5-6 aylık olmadan beslenmeye glüten katılmamalıdır.

Tahılla yapılan ürünler:
Bisküviler- Temelde tahıl unundan yapılan bisküviler, protein ve şeker bakımından zengindir. Tahıllarda yavaş kullanılan bileşik şekerler bulunduğundan bisküvilere sakaroz, laktoz, früktoz gibi basit şekerler eklenir. Bebek bisküvilerine ayrıca vitamin ve mineraller de katılır. Sütçocuğunda bisküvi, oyalansın diye verilen basit bir yiyecek gibi değil, beslenmeyi ve enerji gereksinimini bütünleyici bir ürün olarak görülmelidir. Beslenme öğeleri arasında bir denge sağladığı ölçüde yararlı olan bisküvi, aşırı miktarda yendiğinde kalori fazlasına yol açar. Glütensiz bisküviler de Çölyak hastalığı tehlikesinden kaçınmayı sağlamakla birlikte aşırı kalori ve karbonhidrat alma tehlikesi açısından öbürlerinden farksızdır.

Muhallebiler- Tahıl unuyla yapılan muhallebilerin 2/3'ü bitkisel proteinlerden, 1/3'ü ise süt ya da süttozundan oluşur. Muhallebi önemli ölçüde yağ ve dolayısıyla enerji sağlar; hayvansal protein içeriği fazla olduğundan biyolojik değeri bisküviden yüksektir. Tatlı olduğu için de sütten yeni kesilen bebeğin kolay kabul edebildiği bir yiyecektir. Muhallebi özellikle iştahsız ve yeterince kilo almayan bebeklere önerilir.Meyve ve sebzeler- Bunlar genellikle beslenmenin bütünleyici öğeleri olarak kabul edilir. Meyve ve sebzeler vitamin, mineral, demir, bakır, çinko ve lif sağlamaları nedeniyle önemlidir. İçlerinde bir miktar protein ve şeker bulunması, buna karşılık hemen hiç lipit bulunmaması bebeğin beslenmesi açısından fazla önemli sayılmaz. Meyve suları - Mekanik işlemlerle sulu meyvelerden elde edilir. Vücutta mayalanabilir, ama mayalanmış değildir. Rengi, kokusu ve tadı elde edildiği meyveden gelir. Meyve sularının bileşimi meyvenin cinsine, yetiştiği yere ve toplandığı tarihe, olgunluk derecesine göre değişir. Bebeklere en çok elma, armut, şeftali ve kayısı suyu verilir. Bunlar özellikle 5-6. aylarda bebeğe potasyum, monosakarit (glikoz ve früktoz) ve vitamin sağlamaları nedeniyle büyük önem taşır. Meyve suları da "içecek" olarak delil beslenmeyi "tamamlayıcı" olarak kabul edilmelidir; kural olarak her meyve suyunun 100 ml'sinde en az 60 mg C vitamini bulunması gerekir. Memeden kesme döneminde bebeğe hazır mama verme konusunda olduğu gibi, sanayi ürünü meyve suları verme konusunda da farklı görüşler vardır. Ama aşağıdaki nedenlerle, sanayi ürünü meyve sularının evde hazırlananlardan üstün olduğu ortaya konmuştur:
• Bunların 100 ml'sinde kesinlikle 60 mg'den fazla C vitamini vardır. Taze (evde hazırlanan) meyve sularının vitamin içeriği ise meyvenin olgunluğuna göre değişir.
• Selüloz içermedikleri için ishalli bebeklere de verilebilirler.
• Vakumla ambalajlandıkları için mide bağırsak borusunda gaz oluşumuna yol açmaz, oksijenle birleşmeye daha dirençlidir ve ağzı açık olarak da saklanabilirler.
• Mikroplara karşı daha güvenilirdirler.
Tek olumsuz özellikleri fiyatlarıdır

Piyasadaki meyve sulan ile öbür meyve ürünleri arasında bazı farklar vardır: meyve suyu = meyve suyu + şeker meyve suyu ve püresi = meyve suyu + püre + şeker nektar = püre + şeker + su (yüzde 50'den çok) homojenleştirilmiş ürünler = püre + şeker + su (yüzde 50'den az)

Et- Etlerin başlıca özellikleri şunlardır:
• Biyolojik değeri yüksek hayvansal proteinler içerirler.
• Biyolojik açıdan çok yararlı demir içerikleri yüksektir.
• Bir miktar da yağ içerirler (özellikle dana ve tavuk eti). Verilen süt miktarı azalmaya başladığında bu yağlar bebek için gereklidir.
Et özellikle protein ve demir içeriği açısından bebeğin kesinlikle gereksinim duyduğu bir üründür. Ama kolaylıkla sindirilebilmesi ve liflerinin sindirim enzimlerince etkilenebilmesi için bebeğe uygun biçimde verilmesi gerekir. Bebeğe verilecek etin lifleri kıyma makinesinde, blenderde ya da homojenleştirme işlemiyle parçalanmalıdır. Parçalama sindirimi kolaylaştırır, ama gene de seçilen hazırlama yöntemine göre farklı sonuçlar alınır. Önceden haşlanarak blenderde çekilen et daha uzun sürede sindirilir. Ayrıca hava yutmayı kolaylaştırması da sindirimi yavaşlatır. Böylece bebekte erkenden tokluk duygusu uyanır ve midedeki besinler ağza gelmeyebaşlar. Haşlama etteki protein, yağ ve minerallerin de suya geçerek yitirilmesine yol açar. Homojenleştirme işleminde et, kapalı bir devrede havası alınarak çok minik parçacıklara ayrılır. Haşlamada ortaya çıkan yağ, protein ve mineral kaybı da engellenir. Böylelikle et kolay sindirilebilir hale gelir. Ayrıca homojenleştirilmiş ürünlerde yalnızca et yoktur. Protein içeriğinin yanı sıra bu ürünlere nişasta ve zeytinyağı da katıldığından besleyici özellikleri fazladır. Toz halindeki ürünler tümüyle susuz olarak yapılan homojenleştirmeyle elde edilir. Bu ürünlerde tuz, koruyucu ve renklendirici maddeler bulunmaz.
Temel bir besin:
Beyazpeynir - Çok miktarda protein, ayrıca yağ, sodyum ve kalsiyum içerdiğinden beyazpeynir memeden kesme döneminde bebekler için son derece değerli bir süt ürünüdür. Beyazpeynir sütçocuğu için "tamamlayıcı" değil, temel bir besin olarak kabul edilir. Beslenmede protein, yağ ve tuz dengesizliğinin önlenmesini sağlar.

Ne tür süt verilmelidir? - Gerek anne sütü, gerek anne sütüne çok yakın bileşimdeki demir, D vitamini ve flüorla zenginleştirilmiş sütler, 4-6 aya değin bebeğin gereksinimlerini karşılar. Bundan sonra bebeğin metabolizması yeterince olgunlaştığından, birçok çocuk hekimi artık özel sütler gerekmediği, bunun yerine duruma göre alınacak bazı önlemlerle inek sütü kullanılabileceği görüşündedir.
• Süt birkaç dakika kaynatılır.
• 3/4-4/5 oranında suyla seyreltilir.
• Un ya da nişasta ile (5gr/100 mi) zenginleştirilir.
• Bebeğe çorba verilmiyorsa mısırözü yağı (0,5gr/100 ml) eklenir. Burada da inek sütü ile geçiş sütü arasındaki seçim bütünüyle anne babaya kalmıştır.

Vazgeçilmez olan demir ve yağlar-
Sütçocuğunun günlük demir gereksinimi 10 mg'dir. Ama ne süt, ne de öteki maddeler bu ölçüde demir içerir. Dolayısıyla beslenmeye dışarıdan demir eklenmesi gerekir.
Besinlerin demir içeriği tahıllarda olduğu gibi ürünün yetiştirilme biçimine
ve ette olduğu gibi hayvanın beslenme koşullarına göre değişir. Ama burada asıl önemli olan biyolojik yararlılık, yani vücudun alman demiri kullanmasıdır. Vücut etteki demiri sebze ya da tahıllardaki demirden çok daha iyi emer. Bebeğin beslenmesinde vazgeçilmez bir madde de yağdır. Yağlar hem enerji ve vitamin (A ve D vitamini) kaynağıdır, hem de tokluk duygusu vererek aşırı protein ve şeker alınmasını önler. Beslenmede yağ, özellikle de linoleik asit eksikliği şu olumsuz sonuçlara yol açar:
• Büyümenin durması
• Deri bozuklukları
• Enfeksiyonlara karşı zayıflık
Bu yüzden bebeğin çorbalarına zeytinyağı ya da yüksek oranda lipit içeren peynir katılmalıdır.

Yazının Kaynağı: Medicana

 

Yorumlar (2)

Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

Çok faydalı bilgiler teşekkür ederiz...:)

 
Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

Çok faydalı bilgiler teşekkür ederiz...:)

 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın