Doktorunuz, bebeğe, ihtiyacına göre bir program yapacak­tır. Herhangi bir değişiklik olduğunda onunla görüşmeniz gere­kir. Önümüzdeki bölümlerde, programın esasını anlatmaya ça­lışacağım. Buradaki tavsiyelerim, daha çok, bir doktora danış­maya imkân bulamayan anne babalar içindir.

Program ne içindir?

Bebeklerin programlı bir şekilde doyurulmalarına o kadar alıştık ki, biri eskiden bunun böyle olmadığını hatırlatacak olsa, şaşırıp kalıyoruz. Altmış yıl öncesine kadar, bebekler ne zaman açlık belirtileri gösteriyorlarsa, o zaman doyuruluyorlardı. Bu­gün bile, dünyanın birçok yerinde, birçok anne, çocuklarına programsız bir şekilde bakmaktadırlar.

Programlar ne diye icat edildi?

Geçen yüzyılın sonunda doktorlar, çocuk bakımı ile ilgili çalışmalar yapmaya başladıkları zaman, bu başı sonu belirsiz tıp dalını bir düzene sokmak istediler. Ortalama olarak, belli çağ ve ağırlıklardaki bebeklerin mama ihtiyaçlarını tespit etti­ler. İlk yaşlarda, bebeği dört saatte bir beslemenin yeterli olduğu sonucuna vardılar.

Bu bilim adamlarının bir program yapıp bunu dünyaya ilan etmek istemeleri tabiiydi. Hâlâ, onların metodunu uygulamaktayız. Ne var ki, bu programlar, genel kurallara göre hazırlanmıştır ve sizin çocuğunuza tatbik edilebilmeleri için iki üç küçük değişiklik gerektirebilirler.

Bazen anneler programdan ayrılmaktan o derece korkarlar ki, aç bir çocuğa bir dakika erken yemek vermek istemezler. Hat­ta, bebeğin karnı acıktığı zaman doyurulduğu takdirde şımaracağı fikrini benimsemişlerdir. Ne saçma fikir! Yemek vakti yak­laşınca bir bebek neden ağlar? Herhalde annesinin sabrını tüket- mek için değil. Süt ister de ondan ağlar. Niçin yemekten sonraki dört saat boyunca uyur? Annesinin sert olduğunu öğrendiği için değil, yemek onu o kadar zaman tok tutabildiği için.

Uzak ülkelerin birindeki, medeniyetsiz bir toplumda yaşayan bir anneyi düşünün. O ne doktorun, ne programın adını duymuştur. Yine de sağlıklı çocuklar yetiştirmeyi başarmaktadır. Bebeği ağlamaya başladığı zaman ona hemen meme verir. Bebek uykuya dalıncaya kadar emer. Onun sakin bir şekilde uyuduğunu gören anne de kendini mutlu hisseder. Bebeği bırakıp işine gider. Tekrar ağlamaya başlar başlamaz yine meme verir. Böyle bir durumda, bebeğin sindirim sistemi, programını hazırlamaktadır. Bu çeşit bebekler pek neşeli olurlar. Anne, onu her ağlayışta doyurmakla, bilgisizce davranmakla birlikte, çocuğunu modern anneden çok daha kolay bir şekilde büyütmektedir. Ama, unutmamalı ki, bunun tehlikeleri de vardır. Örneğin, bebek aç olduğu için değil de, hastalandığı için ağlayabilir, sık sık beslenmek, midesini bozabilir. Nitekim programsız büyütülen çocuklar,  çok kuvvetli olmazlar, genelde zayıf olurlar. Yukarıdakileri, programdan on beş yirmi dakika farklı hareket etmekle bir şey kaybetmeyeceğinizi belirtmek için yazdım.

Anne ile bebeğinin akıllıca bir programa uymalarına taraf­tarım. Ama bebek, herhangi bir sebepten ötürü, bir önceki ma­masını az yemiş de vaktinden önce acıkmışsa, ona mamasını ya­rım saat önce vermekte hiçbir sakınca yoktur. Zamanla ister is­temez, anne de bebek de programa alışacaklardır. Anne herke­sin yemeğini saate göre verdiği için, bebeğin de saate göre yeme­sini isteyecektir. Ama sabırlı olunuz. Bebek nasıl olsa size uya­caktır. Bebeğin biri daha doğuşta dört saatte bir meme emmeğe hazırken, bir başkası, üç dört aylık olana kadar ancak üç saat da­yanabilir.

Tabii besleme

Bazı doktorlar ve anneler son zamanlarda moda olan bir akıma göre, bebekleri belli bir programa göre değil de her ağla­dıkça beslemektedirler. Normal bir bebek söz konusu ise, sanı­rım karşılaşılan şey şu olacaktır. İlk üç dört gün çocuk düzensiz olarak uyanacak ama uyanışlarının arasındaki süre uzun ola­caktır. Annenin sütü çoğalmaya başladığı zaman, bebek de da­ha çok acıkmaya başlayacak ve 24 saat içinde en az 6-10 kere uyanacaktır. Bu sık emzirme annenin memelerini de etkileyip sütü arttıracaktır. Bebek de tatmin olduğundan daha uzun sü­reler uyumaya başlayacaktır. İkinci haftanın sonunda emzirme, günde 6 ya da 7 defaya, bir süre sonra da 5 ya da 6 defaya ine­cektir. Şimdi bebek her bir beslemenin arasına dört saat koymuş bulunmaktadır ama bazen beş saatte bir, bazen da üç saatte bir kalkmaktadır. Muhtemelen, akşam memesinden on ikiye kadar, ondan da sabaha kadar uyuyacaktır.

Programsız olarak bebeğini besleyen bir anne, programlı olarak besleyen anne kadar rahat edemeyecektir. Bebeğin acık­tığını çoğu kere anlamayacak ya da her ağlayışında mama vere­rek onun sindirim sistemini alt üst edecektir. Ancak, hiç gazı ol­mayan bebekleri bu usulle başarılı bir şekilde beslemek müm­kündür. Üstelik, bu usulde anne işlerini düzenleyemez. Tam yemeğe ya da ütüye başladığında bebek uyanıp mama isteye­cektir.

Kaynak :Bebek bakımı ve çocuk eğitimi  - Dr. Benjamin Spocks

 

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın