Aşağıdaki dört fotoğrafla, bebeğin görme etkinliğinin yaşamının ilk yılı içinde nasıl adım adım mükemmelleştiği hakkında yaklaşık bir fikir verilmeye çalışılmaktadır.
 Bebek nasıl görür? Bebek nasıl görür?

 Yeni doğmuş bebek, yaşamının ilk haftasında sadece ışığı ve gölgeleri ayırdedebilir


İkinci aya doğru bebek, nesnelerin biçimlerini, özellikle de insan yüzünü seçebilir.

 Bebek nasıl görür? Bebek nasıl görür?


Bebeğin üçüncü-dördüncü aylara doğru, yakın çevresindeki her şeyi belirgin bir açıklıkla, ayrıntılarıyla görebildiğine tanık oluyoruz. Ama onun esas ilgisi insan yüzüne, özellikle de annesininkine yöneliktir

Birinci yılın sonunda bebek, derinliği keşfeder. Yani cisimleri üç boyutlu olarak algılamaya başlar. Böylece görme işlevi tam anlamıyla kazanılmış olur.


Altı aylık bebek, dünyayı bizlerden çok farklı görür.

Görüntü onun için bir-iki metre son bulmakta, renkli ya da renksiz, büyük veya küçük tüm cisimler kaybolmaktadır. Cisimlerin rengini, biçimini ayırt edebilmektedir. Ama uzaklık kavramı henüz tam anlamıyla netleşmemiştir kafasında. Yaşamının ikinci altı ayına girdiğinde, yavaş yavaş o da bizler gibi görmeye başlar çevresindeki dünyayı.
Altıncı ve dokuzuncu aylar arasında bebek, her şeyden önce, görsel dikkatini geliştirdiğinden cisimlere daha bir dikkatle bakmakta, gözlemekte, incelemektedir. Dahası, kendisini ilgilendiren cismin hareketini mümkün olan en uzak noktaya kadar bakışlarıyla izleyebilmektedir. Hoşuna giden bir topu, elinize alıp, ona doğru yaklaştırdığınızda, bakışlarıyla topun hareketini izleyecek, erişebileceği bir noktaya yaklaştığında yakalayacak, türlü özelliklerini incelemeye koyulacaktır. Bakışlarını giderek daha uzak noktalara dikmekte, giderek daha uzaktaki cisimleri seçmeye başlamaktadar. Bebeğinizi çevreleyen dünya büyümektedir.
Yaşamının ilk yılının son iki-üç ayında minik yavrunuz görme konusunda en büyük adımını atmış olacaktır, iyisi kötüsü, güzeli çirkini ile dünyayı, gözlerinin önüne serecek adımdır bu. O ana kadar her şeyi yassı, hacimsiz ve derinliksiz gören, hacim derinlik kavramlarından yoksun olan bebek, iki gözü arasındaki işbirliği ve uyumun gelişmesiyle çevresini üç boyutlu görmeye başlayacaktır.
Tıp dilinde, "stereoskopik görüş" olarak tanımlanan bu olay, bebeğin iki gözünü kullanma yeteneğini geliştirmesinin doğal bir sonucudur. Ancak bu dönemde emeklemeye başlayan, sürünerek de olsa bir yerden başka bir yere geçebilen bebeğin, cisimlerin, iki yüzü, bir önü, bir arkası olduğunu, iki yüz arasında bir mesafe bulunduğunu kavramaya başladığını unutmamak gerekir. Bebekte mesafe kavramı gelişmeye başlamıştır. Bu da üçüncü boyut duygusunu, dolaylı olarak da rölyef (kabartma) görüşünü geliştirmesine yardımcı olmaktadır.
Stereoskopik görüş, bebeğinizin bu dönemdeki belki en büyük zaferidir ama bu kadarla kalmaz. Bu süre içinde yavrunuz bir cismi diğerinden daha iyi ayırt etmeyi, küçük ve renkli olması, ses çıkarması koşuluyla içlerinden birini seçtiğini giderek daha belirgin bir biçimde ifade etmeyi öğrenmiştir. Ayrıca, bir geometrik şekli ötekinden, örneğin, bir daireyi kareden, silindiri küreden ayırt etmeye başlamıştır. Ancak bulduğu bu yeneteği geliştirmek zorundadır.

Yazının Kaynağı: Bambino ansiklopedisi

Yorumlar (2)

Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

gerçekten bebeklerin bu gizemli dünyaya bakışları çok ilginç

 
Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

gerçekten bebeklerin bu gizemli dünyaya bakışları çok ilginç

 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın