Bebek Yürümeye BaşlıyorAltı-yedi aydan küçük bir bebek için dünya, onun yukarısında, yüksekteki birşeydir. Bebeğin yeri, bulunduğu odanın zeminidir. Ama altınca aydan sonra durum değişmeye başlar.
Altı aylık bebek, bulunduğu yerde doğrulup oturabilir. Bazen ilk denemede doğrulur, bazen de büyük çabalardan sonra güçlükle oturuu. Ama sekiz aylık olduğunda, oturmak onun için sıradan bir alışkanlık haline gelmiştir. Bu dönemde yalnız başına ve yardım görmeden yatmayı, eğilmeyi bile başarır. Sekizinci ve dokuzuncu aylar arasında, dört ayak üzerinde şaşılacak bir hızla yürümeyi, hatta birinin kaldırıp uygun pozisyona getirmesi halinde kısa bir süre için ve bir yere tutunarak da olsa, ayakta durdurmayı başarır. Dokuzuncu ile onuncu aylar arasında elinden tutup destek olursanız, yürür... Bütün bunlar kuşkusuz büyük gelişmeler... Ama hepsinde annenin yardımının da büyük rolü var. Asıl büyük hamle, onuncu veya onbirinci ayda, bebeğin birşeye tutunarak ilk kez yalnız başına ayağa kalkmayı ve durmayı başardığı an gerçekleşir.
Bebeğin zafer anıdır bu! Artık dünyayı yukarısında değil, kendisiyle aynı düzeyde görmekte, hatta bazen altında bile hissetmektedir. Bebeğin o andaki duygularını, bin bir çabadan sonra yüksek bir dağın doruğuna ulaşmayı başaran ve doruktan aşağıdaki görüntüyü seyreden dağcının ruh haline benzetebiliriz
Tıpkı dağcı gibi bebek de tehlikeli bir durumdadır. Doruğa ulaşmış, ayakta durmayı öğrenmiştir, ama aşağıya nasıl ineceğini, yani nasıl oturacağını bilememektedir. Desteğine sıkı sıkı sarılır. Korku içindedir, hareketsiz öylece durur ve yaygarayı basar... Annesi gelene kadar da tüm gücüyle bağırır, ağlar. Ancak çoğu kez serüven burada noktalanmaz.
Bebek kısa sürede korkusunu unutup toparlanır. Doruğa ulaşmanın verdiği o büyük zevki bir kez daha yaşamak için yeni bir denemeye girişir, yine aynı çaresiz duruma düşer. Annenin sabrı taşıncaya dek bu böyle sürer gider. Ama günlerden bir gün, küçük dağcı tüm cesaretini toplayarak, bu işi yalnız başına tamamlamaya karar verir. Yavaş yavaş bacağını büker, eğilir ve kendini 10 santim yüksekten aşağı atar. Çıkmak, inmek, oturmak, ayağa kalkmak sıradan bir olaydır artık onun için...
Birinci yaş günü yaklaşırken, bebek bu yöndeki çabalarını tümüyle tamamlar. Artık desteksiz, yardımsız tek başına adım atmakta, yürümektedir. Kimi bebek, bu büyük başarı karşısında duyduğu gururu gizleyemez. Kimisi olayı bir sır gibi saklar, adımlarını mükemmelleştirene dek, deneylerini yalnız kaldığı zamanlar kimseye görünmeden sürdürür. Bazısı korkar. Ayakları titreyerek atar ilk adamlarını ama hepsi de birbiri ardına başarılı denemeler gerçekleştirerek kısa sürede değme koşuculara taş çıkartırlar..
Yürümeyi başaran bebek, küçük dünyasında yeni bir rol üstlendiğinin de bilincindedir. Artık dilediği gibi hareket edebilecek, ayakta durabilecek, başkalarını, hareketlerini izlemeye zorlayabilecek, bir tür toplumsal saygınlık kazanacaktır. Bu saygınlığın kanıtı da annesinden aldığı, "aferin'lerdir. Her başarılı girişimden sonra annesinden gelen, "aferin" onu daha bir cesaretle çalışmaya yöneltir.
Ama laf aramızda, yürümenin bebek için çok daha derin bir anlamı vardır. Artık istediği, ilgisini çeken cisimlere dokunabilecek, annesinin arkasından gidebilecek, ayrıca, hoşlanmadığı bir yabancıdan ya da bir gürültüden kaçabilecektir. Kısacası, iyiye bütün-leşebilip, kötüden uzaklaşabilecektir. En azından hareket olayındaki güçsüzlüğü ve çaresizliği son bulmuştur.
" Şimdi daha önce değindiğim bir konuya dönüyorum. Bebeğiniz bir yaşını doldurduğu halde, hala yürümüyorsa, kaygılanmayın. On dört-on altı hatta on sekiz aylıkken yürümeye başlaması da bir anlam taşımaz, önemli olan, doktorun herhangi bir sakatlığı olmadığına dair, emin olmasıdır. Bunu garantiledikten sonra, aceleye hiç gerek yok. Zeki, hareketli, canlı bir çocuk, yaşıtlarının sallana sallana yürümeye başlamalarından aylar sonra, tek başına yürümeyi koruyabilir... Yürümede gecikmenin çeşitli nedenleri vardır. Bazı bebek, yapı olarak tembeldir, cesaret gerektiren atletik faaliyetlerde bulunmaktansa, annesinin kucağına kurulup, oradan oraya taşınmayı yeğler. Kimisi de annesinin yanında kendisin güvende hisseder. Ama gecikmenin en önemli nedeni, korkudur: Hayalî saldırılara hedef olmak, en başta da, düşmek korkusu!...

Yazının Kaynağı: Bambino Ansiklopedisi

Yorumlar (2)

Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

ilk kez doğuran anneleri bilgilendiren bu yazı için sonsuz teşşekürler....çünkü bizler bu dönemde çok telaşlı ve aceleci oluyoruz..1 hafta gelisim düzeyi aynı olduğunda hemen altında bir seyler aramaya başlıyoruz..hersey olağan dogrultusunda olmasına ragmen .oysa ki unuttuğumuz bir sey var oda
Her bebegin kendine özgü gelişim ve davranışları ..;)

 
Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

Yürümeye başlayan bebeğimizi nasıl eğitmeniz gerekir çok merak oluyorlar bu dönemde herşeye dur dokunma desek olmuyo çocuk öz güvenini kaybediyor herşeyi kaldırıp toparlasak başka evlerde yapacaktır hem prizlerden falan nasıl korumamız gerekir bu durum. Nasıl davranmak gerekir bebeğimize ?

 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın