Bebeğiniz dünyaya geldikten sonra onun ne kadar da hızlı geliştiğine şahit olacaksınız. Peki zaman su gibi akıp giderken, küçüğünüzün gelişiminde nelerçocuk gelişimi olacak? Merak ediyorsanız yılları beklemeyin, Mavi Pedagojik ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nden Psikolog Emre Altınel'in hangi yaşta nelerle karşılaşacağınızla ilgili anlattıklarını okuyun, üstelik çocuğunuzun gelişimini destekleyen önerileriyle birlikte...

 

0-2 yaş: "Kaşifim"

Çocukla en çok İlgilenen, onun İhtiyaçlarını en çok karşılayan genellikle annesldir. Annenin çocuğuna nasıl bir bakım verdiği, onun ihtiyaçlarını ne kadar iyi karşıladığı bu dönemde onun psikolojik sağlığını etkiler. Dolayısıyla bu dönemin en önemli özelliği anne-çocuk ilişkisidir.

Bu yaş aralığının erken dönemlerinde çocuğun seçim yapmaktan çok seçilene uyma gibi bir durumu söz konusudur. Ancak çocuğun yaşı ilerledikçe seçimlerini kendi belirlemek İsteyecektir. Çevresini tanımaya başlayan çocuk için isteklerini yerine getirmek önemli olacaktır.

Büyüdükçe bağımsızlaşmaya başlayan çocuk, anne-babasının kuralları, yani otorl-tesiyle karşılaşacaktır. Çocuğa disiplin uygulamaya başlanması gerekir; aksi halde doğru ve yanlışları öğrenmesi zorlaşabilir. Bu yüzden ev içerisinde ve dışarıda kesin kurallar belirlenmelidir.

Çocukla ekstradan geçirilen vaktin nasıl değerlendirildiği de anne-çocuk İlişkisini etkiler. Anne, çocuğa dış dünyanın yaşanabilecek bir yer olduğunu göstererek, hem özgüveninin oluşmasında hem de çocuğun dış dünyaya karşı güvenli bir tutum geliştirmesinde yardımcı olur.

Çocuk anne-babasından bağımsızlaşır-ken bir yandan da gelişen yeteneklerini kullanabilmelidir. Bu açıdan çocuğun büyümesinin göz ardı edilmemesi, üzerindeki kontrolün azaltılması, doğduğu andan itibaren gelişen yanların İyi takip edilmesi ve desteklenmesi, çocuğun gelişiminin olumlu yönde ilerlemesine neden olur.

Anne-babaların çocuğun kendini güvende hissedebileceği farklı ortamlarda bulunmasına izin vermeleri; bu yaştan İtibaren gelişmeye başlayan sosyalleşmesine katkı sağlayacaktır. Bu dönemde anneye aşırı düşkünlük gibi bağımlılık hallerinin; bu tür ortamlarda aşılması söz konusudur. Ancak annenin çocuğa uygun ortamı sağladıktan sonra kaygılanmaması; çocuğun özgüven gelişimi için yararlı olacaktır.

2-4 yaş: "Meraklıyım"

Bu dönemde kontrol duygusu çok önemlidir. Çocuklar gerek anne-babalarıyla gerekse akranlarıyla "karşılıklı" sayılabilecek ilişkiyi fark ederler. Bu ilişki biçiminde; öncesinde her şeyin talep edilmeden edinildiği bir dönemden alıp-verme işine girişlldiği; kendinde olanı vermek zorunda kalarak, yani paylaşarak mutsuzluğun, hoşnutsuzluğun da fazlaca yaşanabildiği bir döneme girilir.

Ellerinde olanı kaybetmemek İçin İnatçı davranışlar göstermeye başlarlar ki bazen bu tip durumlar öfke krizi şeklinde de yaşanabilir. Krizin yaşanmasında anne-babanın çocuk ile giriştiği çatışmanın da etkisi büyüktür. Böyle bir durumda çocuğun sakinleşmesini beklemek ve ona alternatif yollar üretip, neyi seçmesi gerektiğini vurgulamak gereklidir. Kontrolün bazen onda bazen ise anne-babanın elinde olduğunu hissetmelidir. Bu açıdan çocuğun da kendi otoritesini hissedeceği ortamlar; örneğin kendi odasındaki kurallar gibi durumlar yaratılmalıdır. Aynı şekilde anne-babanın da otoritesini sürdürdüğü yerler çocuğa anlatılmalıdır.

• Artık her şeyin tek hakimi onlar değillerdir. Çevrenin koyduğu engeller; yasaklar ve kurallar baş gösterir. Çocuk bu durumun isteklerini ertelemek, bekletmek zorunda olduğunu fark edene kadar kontrolü kendi elinde tutmaya devam eder. Anne-babasının nelerden mutlu olup-olmadığını fark eder ve davranışlarını buna göre ayarlar.

Anne-babaların çocuklarının isteklerine göre hareket etmeleri bazen onu devamlı mutlu etmeye çalışma çabalarının sonuçlarıdır. Ancak bu durum çocuğun sosyalleşmesini geciktirebilir ve ileriki yaş dönemlerinde de bu talepkar tutumunu değiştirmemesine neden olabilir.

 

Büyüdükçe bağımsızlaşmaya başlayan 0-2 yaş çocuğu, anne-babasının kuralları, yani otoritesiyle karşılaşacaktır. Çocuğa disiplin uygulamaya başlanması gerekir; aksi halele doğru ve yanlışları öğrenmesi zorlaşabilir. Bu yüzden ev içerisinde ve dışarıda kesin kurallar belirlenmelidir.

 

3-5 yaş döneminde İse birçok şeyi merak edip öğrenmekle ilgili istek, yoğun olarak ortaya çıkar. Bu dönemin merak duygusu birçok alana yayılır, ancak sıklıkla cinsiyetler arasındaki farkların da bilinmeye, araştırılmaya başlandığı bir dönemdir. Bu konularda sordukları sorulara anne-babalar ani ve sert tepkiler vermemelidir. Aksi halde, çocuğun hata yaptığını sanarak kendini suçlamasına neden olabilir. Meraklarını sade bir anlatımla gidermeye çalışmak; gerektiğinde de resimlerle anlatmak veya kitap gibi bilgilendirici kaynaklardan destek alabilmek zihinsel gelişimi açısından önemlidir.

Anne-babaların, çocuklarının var olan merak duygusunu farklı alanlara yönlendlre-bilmesl önemlidir, iyi bir yönlendirmeyle öğrenme isteklerini desteklemeleri, dolayısıyla kendi dünyalarını genişletmelerinde onlara hem konuşarak hem de yaşayarak ve görerek öğrenecekleri ortamlar yaratmak yararlıdır. Çevredeki uyaranların çok olması; çocuğun öğrenebilmesinde yardımcı olur. Bu açıdan kendi yaş dönemine ait malzemeler, oyuncaklar, kitaplarla çocukların gelişimlerine katkıda bulunulabilir.

Ortaya çıkan merak duygusu bazen korkulan şeylerle de İlgilenmeye neden olabilir. Korktuğu konuların üzerinde fazla durmadan onu anlamaya çalışmak, korkulan her neyse onun hakkında resimler çizmek, hamurdan şekiller yapmak duygu ve düşüncelerini açığa çıkartmasına yardımcı olacaktır. Dolayısıyla yaşanan yoğun duygu ortaya çıkarılmış olur,

4-6 yaş: "Taklitçiyim"

• Bu yaş döneminin en belirgin özelliği anne-babanın yaşam biçimi, söyledikleri ve yaptıklarının çocuk için değerinin farklı olmasıdır. Kız çocuğun babasına; erkek çocuğun da annesine olan ilgisi çok fazladır. Bununla beraber erkek çocuk babası gibi, kız çocuk ise annesi gibi olmak ister, Kısaca anne-babasının her şeyini taklit eder. Yine kız çocuk babasını, erkek çocuk ise annesini diğerleriyle paylaşmakta zorlanır. Bu yüzden de kıskançlık krizleri yaşanabilir. Böyle bir durumun normal ve kabul edilebilir olması dışında aşırı uç haller sınır konularak aşılabilir. Örneğin; süre koyarak geçirilen vakit ya da iş paylaşımı, bu sınır koyma dav-ranışlarındandır. Gerektiğinde ise anne-ba-ba olmanın ne olduğu ve gereklilikleri çocukla paylaşılarak aydınlatıcı olunabilir. Babalarının öz bakım veya tamir malzemelerini kullanmaya çalışan erkek çocukları İle annelerinin makyaj malzemelerini gizlice kullanan kız çocuklarına bu yaş döneminde sıklıkla rastlanır. Normal bir davranış olarak sayılabilecek bu durum, kimi zaman ebeveyn tarafından hoşa gitmese de; ani ve öfkeli tepkiler verilmemelidir. Bu tür şeyleri büyüyünce kullanabileceğini anlatmak ve bunların oyuncağı İle oynamasını sağlayabilmek faydalı olur.

 

4-6 yaş dönemindeki çocuk kendi cinsiyetinden olan ebeveynin onun davranışlarını onaylamasından, takdir etmesinden de, önemsendiğini gördüğü için mutlu olur. Bu açıdan ebeveynler onay verirken, doğru ve yanlışı da öğretmiş olacaklarını hesaba katmalıdır. Anne-babanın doğru ve yanlışları, çocuğun kendi doğrularına ve yanlışlarına temel hazırlayacaktır. Bu yüzden anne-babanın koyduğu kuralların da bu yaş döneminde çocuk tarafından önemsenmesi sağlanmalıdır. Evde konulan kurallara uyabilen çocuğun diğer sosyal ortamlarda kurallar konusunda sıkıntı yaşama İhtimali azalır. Dolayısıyla anne-babanın koyduğu kurallar çocuğun öz kontrolünü ve sorumluluk duygusunu geliştirir. Çocuk kendi davranışlarını kontrol edebilmeyi öğrenir. Böylece bu dönemde çocuklara model olabilecek bir anne-babanın varlığının, diğer yaş dönemlerine göre çok daha önemli olduğunu söyleyebiliriz. Anne-babanın herhangi bir şekilde çocuğun hayatında olmadığı durumlarda, başka bir yetişkinin çocuğun modeli olmaya çalışması, onun kişilik gelişimi İçin gereklidir.

 

4-6 yaş arasındaki çocuk, anne-babasının her şeyini taklit eder. Erkek çocuk babası gibi, kız çocuk annesi gibi olmak ister. Babalarının öz bakım veya tamir malzemelerini kullanmaya çalışan erkek çocukları ile annelerinin makyaj malzemelerini gizlice kullanan kız çocuklarına bu yaş döneminde sıklıkla rastlanır. Bu durum anne-babanın hoşuna gitmese de; ani ve öfkeli tepkiler verilmemelidir.

 

6-12 yaş: "Öğreniyorum"

Bu dönemde okul çağı çocuğundan bahsetmek gerekir. Çocuğun daha kontrollü olduğu, İlgi alanını değiştirdiği bir dönemdir. Okul, bu dönemdeki çocuk için vaktinin ve gücünün tamamını kullanabileceği bir ortamdır. Okul sayesinde hem öğrenecekleri artacak hem de sınav ve karne notlarıyla anne-babanın ilgisini kazanması söz konusu olacaktır. Dolayısıyla bu dönemde anne-babanın onayını görmek, onlar tarafından beğenilmek büyüyen bir çocuk için hala etkili olur. Çünük bu onay ve takdir, çocuğun özgüvenini artıracak, dolayısıyla dış dünyada daha rahat hareket edebilecektir.

Kurulan arkadaşlık ilişkileri de bir diğer tatmin kaynağıdır. Artık sosyal bir ortamın içerisinde, yani dış dünyanın ortasında daha uzun süre tek başına mücadale etmek zorunda kalan çocuk, okul başarısı, arkadaş ilişkileri gibi konularla daha çok ilgilenmeye başlar. Bu yaş dönemindeki çocuklar, arkadaş İlişkileri konusunda "cinsiyet ayrımı" yaparak kendi cinsiyetinden olanla daha fazla vakit geçirmeye çalışır. Küçük gruplaşmalar meydana gelebilir; diğer cinsiyete karşı herhangi bir konuda yoğun olarak öfke, kızgınlık hissedebilirler. Anne-babalar genelde çocuklarının zararlı bir grup içerisinde kötü davranışlar öğrenmesiyle ilgili kaygılanır. Çocuklarının arkadaşlarını tanımaya hatta onların ilişkilerini bozmaya, onları ayırmaya çalışabilirler. Bu durumda çocuğun arkadaş ortamını direkt değiştirmek yerine onunla bu konuyu konuşmak ve neler yapması gerektiği konusunda ona sorular sormak daha yararlıdır. Seçimleri konusunda onun düşünmesi sağlanmalıdır. Çünkü önceki gibi vaktini tamamen evde geçirmeyen çocuğun, kendisini kontrol edebilmesi daha önemli olacaktır. Böylece dış ortamda kendine olan güveni artacaktır. Arkadaş İlişkilerini çok fazla kontrol etmeye çalışan anne-babanın, çocuğuyla İlişkisi bozulabilir ve çocuk tarafından araya mesafe sokulabilir. Bu tutumun ilerlki yaşlarda daha kopuk aile ilişkilerine yol açması mümkündür. Anne-babaların bu dönemde çocuğunun kullandığı potansiyeli desteklemeye çalışmaları ve her anlamdaki gelişim ve değişimleri tarafsız değerlendirerek, onu motive etmeye çalışmaları önemlidir.

• Okul başarısını değerlendirirken, olumlu yanlar göz ardı edilmemelidir. Daha az başarılı olduğu dersler konusunda neler yapabileceğini beraber düşünmek yararlı olacağı gibi başarısı da takdir edilmelidir. Anne-babasının yeterince takdirini görmeyen çocuk, kendine olan güvenini kaybederek bu alandan ilgisini çekebilir. Ayrıca bu dönemde ortaya çıkan eğilimler ki bunlar fen, matematik, sosyal alan gibi konulardadır, fark edilip yaz için ya da okul süresince ek kurslarla desteklenebilir.

6 yaşından sonra okul çağına giren çocuk, artık daha kontrollüdür ve ilgi alanı değişmiştir. Okul, çocuk için vaktinin ve gücünün tamamını kullanabileceği bir ortamdır. Okul sayesinde hem öğrenecekleri artacak hem de sınav ve karne notlarıyla anne-babanın ilgisini kazanacaktır. Anne-babanın onayını görmek ve beğenilmek çocuğun özgüvenini artırır.

12yaş+: "Filozofum"

Bu dönemde çocuk kendisiyle ilgili büyük bir değişim İle karşı karşıyadır. Bedeni ve ruhsal dünyası gelişen ve değişen çocuğun başta kendisi, sonra ise çevresiyle ilgili neler olup bittiğini sorgulaması artmıştır. Hayatının odak noktası kendisidir. Bu yaş döneminde ortaya çıkan yalnızlık hissi giderek artmaya başlar. Anne-babanın kontrolünden uzaklaşmaya dair istek; onların desteğini sürdürmeyi istemesiyle paralel gider. Hayatındaki değişikliklerle mücadelesinde ona destek olabilecek kişiler, anne-babası ve arkadaşlarıdır.

Özellikle bu dönemde ebeveynlerin çocuklarına yardım etmeyi İstemeleri; aşırı müdahaleci olmalarıyla sonuçlanabilir. Bu durum çocuğun kendini evin dışına atmaya karşı olan isteğini artırır. Aile içi ilişkilerde ise öfke patlamaları uzun süre devam edebilir. Anne-babanın müdahaleci olmayla yardım etmek arasındaki sınırı İyi korumaları gerekir. Kendi hayatını kontrol etmeye çalışan çocuğun bu İsteği olumlu karşılanmalıdır.

Çocuklarının bazen yaşından daha ufak biri gibi, kimi zaman da bir yetişkin gibi dav-ranabildlğini gören aileler nasıl bir tutumla çocuklarına yaklaşacakları konusunda zorlanırlar. Ancak unutulmamalıdır ki; ergenlik ne çocuk ne de yetişkin olunan bir dönemdir. Dolayısıyla bedenin büyümesiyle psikolojik olarak olgunlaşma aynı paralellikte seyretmeyebilir. Anne ve babanın bu gibi bir durumda onu anlamaya çalıştıktan sonra fikirlerini söylemeleri daha net bir çözüm yoludur.

Anne babanın bu dönemde çocuğa ne kadar model olabildiği, kendini kontrol etmesinde ona ne kadar yol gösterebildiği de önemlidir. Geleceği ile ilgili kaygıları olan ergene bu anlamda ışık tutabilmek ayaklarını yere daha sağlam basmasına neden olur. Ebeveynlerin kendi ergenlik dönemlerini hatırlayarak çocuklarıyla paylaşmaları çocuğun kendini yalnız hissetmemesine ve ailesinin onu anlayabildiğine dair inancının oluşmasına yardımcı olur.

Ergenlik döneminde cinsellik ve cinsel organların işlevi de fark edilir ve çocukta karşı cinse yönelik arzular baş gösterir. Böyle bir durumda çocuk için karşı cinsle nasıl İletişim kuracağı, nasıl arkadaş olacağı kendisi için bir problem olabilir. Kendisini ifade ettiği şekilde anne-babasının onu dinlemesi ve sorduklarına verilen cevaplarla destek olabilmesi yaşadığı yalnızlık, çaresizlik gibi duyguları azaltır. Ayrıca hemcins ebeveynin karşı cinsle kurulan ilişkide dikkat etmesi gerekenler konusunda onu desteklemesi de yararlı olacaktır. Bu kimi zaman doğaçlama bir bilgi alışverişi kimi zaman da kaynak göstererek yapılabilir. Çocuğun utanarak paylaşamadığı konular fark edilirse; İhtiyacı olan bilgileri öğrenebileceği kitap gibi kaynaklar sunularak bilgilenmesi sağlanabilir.

Ayrıca bu dönemde yakın dostluk İlişkileri oluşacağı için anne-babaların çocuklarının arkadaşlıkları konusunda daha toleranslı olması, küçük gruplaşmalarının oluşmasına saygı göstermeleri gerekir. Ancak şüphe edilebilecek bir durumda mesafeyi korumak, yani müdahale konusunda hassas davranarak çocuğunun arkadaş ilişkilerini gözlemlemek, zararlı durumların ortaya çıkmasını engelleyebilir.

Psikolog Emre Altınel: "Karakteristik özelliklere dikkat edin"

Çocuklar büyürken belirli yaş dönemlerine göre farklı alanlarda gelişme gösterirler. Her gelişim alanının kendisine has yapıda karakteristik özellikleri olduğunu unutmayın. Her dönem içerisinde ortaya çıkan değişimler bir sonraki ya da öncekinin aynısı olarak gerçekleşmez. Dolayısıyla çocuğun çevresinde yer alan, gelişiminde rol oynayan kişilerin bu dönemlere ait olan belirgin özelliklerin neler olduğunu, nasıl ortaya çıktığını, çocuk ve aile bireyleri açısından nasıl ele alınması gerektiğini bilmesi önemlidir. Bununla beraber anne-babaların ortaya çıkan olumlu gelişim özelliklerinin nasıl pekiştirileceğini ve bu değişimlerle nasıl baş edilmesi gerektiğini bilmelerinde de fayda vardır.

 

Kaynak:  Bebeğim ve Biz Dergisi

 

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın