Konuşma

Çoğu bebek evin içinde kullanılan kelimelerden birkaçını bir yaşına gelince tekrarlamaya çalışır. Ama normal bazı çocuk­ların bunda geciktikleri de görülmüştür. Bu daha ziyade bir ka­rakter meselesidir. Neşeli ve sokulgan çocuklar genel olarak er­ken konuşurlar. Sakin ve sessiz çocuk, bir şey söylemeden önce dünyanın gidişatını iyice öğrenmek ister.

Bebeğin ortamı ve gördüğü muamele de önemlidir. Eğer anne bebeğiyle beraberken daima sinirliyse, onunla hiç konuş­muyorsa, bebek bu şefkat eksikliğinin farkına vararak kabuğu­na çekilecektir. Bir yandan kalabalık bir ailede, daima üstüne düşülen çocuk da sıkılgan ve içine kapanık olabilir. Bu gerek­siz ilgiyi istemediğini söyleyebilecek ya da bundan kurtulabil­mek için gezmeye gidebilecek yaşta değildir. O da sıkıntısını onlarla konuşmayarak belli eder. Genç ihtiyar herkes dostla­rıyla beraber olduğu zaman konuşmak ister. Bebeğin bizden farkı bu arzuyu duyunca önce kelimeleri öğrenmek zorunda olmasıdır.

Bazen, bütün ailenin üstüne düştüğü bir çocuğun herhangi bir arzusunu açıklamak için konuşmaya fırsat bulamadığı, çün­kü herkesin ona hizmet ettiği söylenir. Böyle bir ilgi, bebek için elbette kötüdür ama bunun onun konuşmasına uzun zaman en­gel olacağını sanmam.

Bazen de annesi çok uzun cümleler halinde konuşan bir ço­cuğun bunları öğrenme fırsatı bulamadığı için konuşamadığı söylenir. Ama bu nadir rastlanan bir haldir. Zira hemen hemen herkes, küçük bir bebekle kolay bir dille konuşur.

Geç konuşma bebeğin zekâca geri olduğunu mu gösterir?

Bu, anne babanın aklına ilk gelen düşüncedir. Bazı geri ço­cukların geç konuştukları doğrudur ama çocuğun da zamanın­da konuştuğunu bilmelisiniz. Ama tabii, her şeyiyle geri olan, meselâ iki yaşına geldiği halde hâlâ oturamayan bir bebeğin geç konuşması da beklenebilir. Yalnız, üç yaşına kadar konuşma­dıkları halde normal olan çocukların sayısı bunlardan çok fazla­dır. Hatta bu geç konuşan çocuklardan bazıları olağanüstü bir zekaya sahiptirler.

Eğer çocuğunuz konuşmakta geciktiyse bu konuda ne ya­pacağınızı şöyle özetleyelim: Bunu hiç düşünmeyin ve çocuğu­nuzun aptal olduğuna karar vermekte acele etmeyin. Ona şef­kat ve yakınlık gösterin ve işlerine fazla karışmamaya dikkat edin. Mümkünse, başka çocuklarla oynamasını sağlayın. Onun­la dostça ve basit kelimelerle konuşun. Utangaç bir çocuk, zor­landığını ya da geç kaldığını hissederse konuşmakta büsbütün gecikecektir.

Bütün bebekler kelimeleri önce yanlış telâffuz eder sonra düzeltirler. Ama herhangi bir kelimeyi yanlış söylemeye uzun müddet devam edebilirler. Çocuğun yanlış söylediği bir şeyi dostane bir tavırla düzeltmekte hiçbir mahzur yoktur. Bu konu­da çok ciddi davranmak da hatalıdır.

Ya üç dört yaşına geldiği halde, başkalarının anlayamaya­cağı kadar kötü konuşan ve arkadaşlarının alay ettiği çocuğa ne demeli? Mümkünse bir konuşma uzmanına başvurmalıdır. Ay­rıca diğer çocuklarla mümkün olduğu kadar çok iletişim kur­maya, bir anaokuluna vermeye çalışmalıdır. İyi bir öğretmen böyle bir çocuğu, diğer çocukların alaylarından zekice koruyup ona konuşmayı öğretebilir.

Bazı çocuklar da, kendilerinden küçük olan kardeşlerini kıskandıkları için özellikle yarım konuşurlar. Ayrıca çok şımar­tılan tek çocuklar da çocuklaşarak konuşur. Herkes onun büyü­mesi gerektiğini unutur ve onunla aşırı ilgilenir. Onunla dur­madan yarım yarım konuşur ve ne kadar "bebekçe" davranırsa o kadar çok sevildiğini belli ederler. O zaman bebeği, onlara yapmacıklık yaptığı için suçlayamayız. Ama büyüdüğü zaman diğer çocuklarla katiyen geçinemeyecektir. Zira diğer çocuklar sevimli değil şımarık bulacaklardır.

Kaynak : Bebek bakımı ve çocuk eğitimi  - Dr. Benjamin Spocks

 

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın