Çocukluk cağında görülen kalp hastalıklarının önemli bir bölümü (istatistiklere göre her 1000 bebekten 8'i kalp hastalıklarıyla dünyaya geliyor) doğumsal kalp hastalıklarından oluşuyor. Doğumsal kalp hastalığının klinik belirtileri genellikle şöyledir:Morarma kilo alamama dolayısıyla büyüme geriliği sık alt solunum yolu enfeksiyonları ve yorgunluktur. Doğumsal kalp hastalıgı olan bebekler sık nefes alır.Beslenirken çabuk yorulur .Sık sık alt solunum yolu enfeksiyonu geçirirler.Bazı doğumsal kalp hastalıgı olan bebeklerin agız etrafında ve parmak uçlarında morarma görülür.
Aşağıdaki makalede doğumsal kalp hastalıklarının oluşmasında etkili faktörler, belirtileri ve tedavisi gibi konularda çeşitli bilgiler verilmektedir.

HASTALIKLARIN OLUŞMASINDA NELER ETKİLİ?

Doğuştan gelen kalp anomalileri: Kalp delikleri, damar tıkanıkları, kapak bozuklukları, kalp odacıklarının tam gelişmemesi, ritim problemleri ve kalbe girip kalpten çıkan, akciğere giden damarların anne karnında ters gelişmesi sorunlarından oluşur. Doğuştan gelen kalp anomalilerinin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, akraba evliliği, radyasyon, hamileliğin erken dönemlerinde geçirilen enfeksiyonlar, kromozom anomalileri, annenin diyabet hastası olması, çocuğun Down sendromlu olması ve hamilelik sırasında alkol ve sigara kullanımı gibi faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir.

Genetiğin de etkili olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mercan, 'Gözlemlerime göre, doğuştan gelen kalp hastalıklarının kardeşlerde görülme sıklığı diğer çocuklara göre biraz daha yüksek. Ayrıca sosyo-kültürel düzeyi düşük ailelerin çocuklarında da, hamilelikteki doktor izleminin yetersiz olması dolayısıyla kalp hastalıkları daha fazla oranda görülüyor. Bunun yanı sıra çocukluk cağında geçirilen bazı boğaz enfeksiyonları da daha sonra çocukta kalp rahatsızlıklarına yol açacak kalp romatizmasına neden olabiliyor" diye belirtiyor.

CERRAHİ MÜDAHALE

Cocuklardaki kalp hastalıklarının tedavisinde erken müdahalenin büyük önem taşıdığını belirten Doc. Dr. Mercan, gelişen cerrahi yöntemleri, anestezi teknikleri ve yoğun bakım hizmetleri sayesinde artık 1-2 günlük, düşük doğum ağırlıklı, 1000-1500 gram ağırlığındaki bebeklerin bile başarıyla ameliyat edilebildiğini belirtiyor: "Çocuklarda cerrahi girişim zamanı her anomaliye göre değişmektedir. Örneğin, özellikle kalbin üst kulakçıklarında (atriumda) yer alan kalp deliklerinde ameliyat için acele etmemek gerekir. Ancak geniş bir delik olması durumunda, çocuğun normal büyümesinin engelleneceğinden, kilo alımında azalma ve efor kapasitesinde kısıtlanma oluşacağından, bu çocukların teşhisten hemen sonra ameliyat edilmeleri gerekir. Eğer damarlar tersse ve başka bir patolojik durum yoksa, çocuk doğduktan sonra 10 gün içinde ameliyata alınmalıdır. Aksi taktirde, ilk 10 gün içinde ameliyat edilmezse, tamamen normal bir kalp olma şansını kaybeder çünkü 10 günden sonra yapılacak ameliyatların niteliği diğerlerine göre daha farklıdır."

İŞARETLERE DİKKAT!

Ciddi ve erken müdahale gerektiren doğumsal kalp hastalıkları konusunda, aileler için uyarıcı belirti, çocuğun doğduktan hemen sonra morarmaya başlamasıdır.

AMELİYATTA HANGİ UZMANLARA İHTİYAÇ VAR?

Ülkemizde de cok az merkezde gerçekleştirilen çocuk kalp cerrahisinin başarıyla gerçekleşebilmesi için, ekip çalışmasına ihtiyacı vardır. Ameliyat ekibi, çocuk kalp cerrahı, asistanı, ameliyat hemşiresi, anestezist, pompa teknisyenlerinden oluşmalıdır. Ameliyat öncesinde bir pediatrik kardiyolog çocuğu muayene ederek cerraha yönlendirir.

Ameliyat sonrasında da donanımlı bir çocuk yoğun bakım merkezi, deneyimli yoğun bakım elemanları ve pediatrik yoğun bakım doktoru görev yapar. Ameliyat sonrasında çocuğun yasam kalitesi, anomalinin tipine göre değişir. Eğer çocuğun hastalığı doğuştan gelen basit bir delikse, başarı oranı yüzde 100 civarındadır. Belirli bir dönem doktor kontrolünden sonra çocuk sağlıklı yaşıtlarının durumuna gelebilir. Damarların tersten çıkması durumunda da, yapılan ameliyatlardan hemen sonra, çocuklar diğer sağlıklı çocuklarla aynı düzeye gelebilirler. Ancak pediatrik kardiyologların takibinin devam etmesi ve belirli dönemlerde kontrollerin yapılması cok önemlidir.

BELİRTİLERE DİKKAT!

En sık görülen doğumsal kalp anomalisinin halk arasında genel olarak 'kalbin doğuştan delik olması' seklinde tanımlanan kalp hastalığıdır. Doğumsal kalp hastalıkları çok farklı belirtilerle seyreder. Özellikle kalp deliklerinde, aileler çocuğun sık nefes alması, asın terlemesi, çabuk yorulması, kilo alamaması gibi belirtilere karsı uyanık olmalılar. Çocuk çabuk yorulduğu için annenin emzirme süresi uzar. Çoğunlukla bebeğin rengi soluktur ve kilo almasında sorunlar vardır. Temiz kanın kirli kana karıştığı ya da akciğere az kanın gittiği durumlarda ise çocuğun dudağında, burnunda ve tırnak yatağında morarmalar meydana gelir. Damar ve kapak darlıklarında ise çocuk morarır, bayılacak gibi olur ya da bayılır. Daha büyük çocuklarda göğüs ağrısı ve çarpıntıya rastlanabilir. Çocuğun yaşıtlarına göre daha zayıf olması ve gelişme geriliğinin olması da kalp hastalığı için önemli bir bulgudur.

Yetişkin Cerrahisinden Farkı:

Erişkin kalp cerrahisinde ortalama 80 kiloluk bir hasta ameliyata alınırken, çocuk kalp cerrahisinde ağırlıkları 2-3 kg'dan başlayan hastalar ameliyata alınırlar. Doç. Dr. Mercan, en önemli farkın çocuklarda kalbin içindeki yapının bir bölümünün değil, neredeyse kalbin temel yapısının tamamının değiştirilmesi olduğunu belirtiyor. Çocuğun ameliyat sonrası yoğun bakım dönemi ve sonraki takip dönemi de erişkine göre cok daha farklıdır çünkü çocuk kalbinde, aslında olmayan bir fonksiyonun gerçekleşmesi için ameliyatlar yapılır. Çocuk kalp cerrahisi yapılan merkezlerde, yoğun bakım şartlarının mükemmel olması gerekir.

Makalenin kaynağı: Parents Dergisi



 

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın