Gözün odaklama yeteneğini tam olarak kazanması uzun sürdüğünden, anne babalar çocuklarımdaki gelişmeyi dikkatle izlemeli, herhangi bir görme bozukluğundan kuşkulanınca hemen bir uzmana başvurmalıdırlar. Görme işlevinin denetlenmesi anne babaya düşen en önemli görevlerden biridir. Çocuklarda görmenin olgunlaşması 8 yaşına doğru tamamlanır. Görme organları, kas ve sinirler ancak bu yaşta bütünüyle gelişmiş olur. Görme organlan odaklama yeteneğini geç kazandığından, anne babanın çocuğu dikkatle ve sürekli gözlemesi gerekir. Yenidoğanın göz yapısı erişkinlerden çok farklıdır; mercek ve kornea yetişkinlerdekinden hem daha büyük, hem de biçim olarak daha küreseldir.

IŞIK VE GÖLGE
Yenidoğanın ışık-gölge karşıtlığını ayırt edebilme yeteneği, gebeliğin yedinci ayında dölütte çubuk hücrelerin gelişmesine bağlıdır; çubuk hücreler ağtabakanın renkleri değil, ışığı algılamakla görevli hücreleridir. Yaşamın ilk ayında ise ağtabakanın koni hücreleri de olgunlaşır. Koni hücreleri renklerin ayn ayn algılanmasını ve görmenin yetkinleşmesini sağladığından çocuk ilk aylardan başlayarak yakın nesnelerin renklerini ayırt edebilir.

EŞGÜDÜM
İki gözü birlikte kullanabilme yeteneği, gözküresi hareketlerini denetleyen dış kasların eşgüdümüne bağlıdır. Bu yetenek üçüncü aya doğru belirir ve ancak yaşamın ilk yılında tam olarak gelişir. Derinlik ise 6-8. aylarda algılanmaya başlar. Bunun için sinir sistemi ile kaslar arasında kusursuz bir eşgüdümle görüntünün sarı lekede (macula luted)doğru biçimde odaklanabilmesi ve beyindeki görme merkezinin olgunlaşmış olması gerekir. Görme merkezinin olgunlaşması her iki gözün ağtabakasından gelen görüntülerin kaynaşıp doğru odaklanmasını sağlar.

ŞAŞILIK TEHLİKESİ
Çocuk 6-8. aya değin iki gözünün hareketleri arasında eşgüdüm sağlayamadığından belli bir noktaya baktığında gözlerinde ıraksak (birbirinden uzaklaşan) bir hareket ortaya çıkar. Bu durum çocukta şaşılık olduğunu düşündürebilir. Iraksak göz hareketleri bu dönemden sonra da sürerse gerçek şaşılıktan kuşkulanılmalı ve tedavi için hemen bir göz hekimine başvurulmalıdır. Şaşılığın en önemli tehlikesi gözkürelerinin yakınsama hareketini yapamamasına bağlı çift görmedir (diplopi). Bu durumda iki gözün algıladığı görüntüler birleşmez. Çocuk bu bozukluk karşısında çift görüntüyü bastırır ve yalnızca normal görüntü sağlayan gözünü kullanır. Bu durumun uzun sürmesi, kullanılmayan gözün görme yeteneğinin azalmasına (ambliyopi) neden olur. Şaşılığın tehlikeli sonuçlan ancak erken tedaviyle önlenebilir. Tedavide çeşitli yöntemler kullanılır. Düzeltici mercekler, normal gözü kapatarak görmeden alıkoyan araç ya da bantlarla kayma bulunan gözün çalışması sağlanır. Göz kaslarını güçlendirmeye yönelik ortoptik egzersizler de uygulanmaktadır. ÇOCUK

HİPERMETROPLUK
Çocukların göz yapısındaki bir başka farklılık da 7-8 yaşına değin süren hafif hipermetropluktur. Işınlar ağtabakanın ötesine düştüğünden çocuk, uzağı yakından daha iyi görür. Zamanla azalan çocuk hipermetropluğu ergenlik döneminde kaybolur. Buna karşılık çocuk miyopsa hemen gözlük kullanmaya başlamalıdır, çünkü gözküresinin çapının büyümesine bağlı olarak yıllar geçtikçe miyopluk artar.

GÖZ HASTALIKLARI
Yukarıda belirtilen bozukluklar dışında çocuklarda daha önemli göz hastalıklarına da rastlanır. Bu durumda komplikasyonlann önlenmesi için hemen göz hekimine başvurulmalıdır. Gebelik döneminde annenin kızamıkçık ya da toksoplazmoz gibi virüs ve asalak hastalıkları geçirmesi bebekte doğumsal oluşum bozukluklarına yol açar. Bunlardan başka kalıtsal, yani anne babadan bebeğe geçen göz hastalıkları da vardır. Bu tür hastalıkların başlıcaları ağtabakada doku yıkımı yapan retinitis pigmentosa, korneada (saydamtabaka) doku gerilemesi ve yıkımı, bazı katarakt türleri ve göz tansiyonudur (glokom). Bazı çocuklarda görülen doğumsal gözkapağı düşüklüğü (üst gözkapağını kaldıramama) genellikle ailenin başka bireylerinde de bulunan bir bozukluktur. Kas ya da sinir lezyonlarına bağlı olarakortaya çıkabilir ve cerrahi girişimle tedavi Doğumsal göz tansiyonu özellikle tehlikeli bir hastalıktır. Çocuğun gözü erişkin gözünden esnek olduğundan bu hastalıkta göziçi basıncının artmasıyla gözün hacmi de gittikçe büyür.

BAZI BASİT İNCELEMELER
• Yenidoğanda görme muayenesi: Sırayla iki göze de ışık tutularak çocuğun gözbebeklerinin küçülerek yanıt verip vermediği saptanır. Bebek 6-8 haftalık olduğunda yakınında bulunan ve yavaşça hareket ettirilen büyük nesneleri gözleriyle izlemiyorsa, hemen bir göz hekimine başvurmak gerekir.
• Her iki gözün görebildiğinin saptanması: Bebeğin bir gözünün daha az gördüğünden kuşkulanılırsa, öbür gözü elle kapatılır. Yenidoğan, görmediğinden kuşkulanılan gözüne yaklaştırılan nesnelere ilgi göstermez ve hiçbir şey ayırt etmediğinden ağlayarak tepkisini dile getirir. Oysa daha az gören gözü kapatıldığında hiçbir tepki vermez.
• Farklı görsel uyaranlara gösterilentepkinin belirlenmesi: Yenidoğana üzerinde değişik geometrik şekillerin bulunduğu karton çiftleri gösterilerek bir I resme ne kadar süreyle baktığı saptanır. Resim çiftlerine bakma süreleri arasındaki fark, yenidoğanın yaptığı aynmı | ortaya koyar; bir nesneye daha fazla ilgi göstermesi, net görmek için daha uzun zaman bakması anlamına gelir. Bu tür görsel uyaran çiftlerini herkes hazırlayabilir. Örneğin 20 x 20 cm boyutlannda iki karton üzerine şekiller çizilir; bir kartona iki üçgen, bir çember ile bir artı işareti ve bir kare, öbürüne ise aynca iki kare, dikey şeritler ve iç içe çemberler çizilir. Şimdiye değin elde edilen sonuçlar bebeğin karmaşık şekillere (ikinci kartona) daha fazla ilgi gösterdiğini ortaya koymuştur.
• Görme keskinliğinin ölçülmesi: Bebeğin nesneleri net olarak görme yeteneğini değerlendirmek için gri bir karton üzerine siyah beyaz şeritler yapıştınlır ve şeritler gittikçe inceltilir. Karton 12,5 cm uzaktan bebeğe gösterilir. Bebeğin şeritleri görme yeteneği gene ilgilenme süresine bakılarak saptanır. Bu yöntemi geliştiren psikologlann topladıklan veriler, bebeğin ilk aylarda yaklaşık 3 mm genişliğindeki siyah beyaz şeritleri ayırt edebildiğini, 6. ayda ise 0,39 mm enindeki şeritleri görebildiğini ortaya koymuştur.

Görme yeteneğini uyarma
Birinci aydan başlayarak günlük temizlik için kullanılan nesneleri bebeğin "görme alanına" yerleştirin; çeşitli süngerler, pudra kutusu gibi nesneleri olabildiğince canlı renklerden seçin. Beşiği ya da yatağı hiçbir zaman boş bir duvann önüne yerleştirmeyin. Çocuğun pencereden giren ışığı izleyebileceği gibi koyun. Üçüncü aydan sonra mevsimlere göre çeşitli meyveleri gösterin; değişik geometrik şekilleri ve canlı renkleri olan oyuncakları eksik etmeyin. Dördüncü aydan sonra bebeği arabayla gezmeye çıkardığınızda kemerini iyice bağlamak koşuluyla oturur konumda tutun. Böylece çevresindeki her şeyi gözlemleyebilir. Oyuncaklan gözünün önünden yavaşça sağdan sola, yukandan aşağıya hareket ettirin. Çocuğun çeşitli oyuncaklar arasındaki farklan kavrayabilmesi için bu basit alıştırmayı sık sık yineleyin. Beşinci aydan sonra değişik renklerde küpler verin. Hangi renkteki küplerle daha fazla ilgilendiğine dikkat edin ve odası için eşya, örtü, giysi seçerken bunu göz önünde bulundurun. Altıncı aydan sonra büyük kartonlar üzerine değişik renklerde geometrik şekiller çizin.

Yazının Kaynağı: Medicana

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın