Her tür iletişimin.temeli sayılan dilin kullanılması insanlığın evriminde önemli bir evreyi temsil eder.
Konuşma gecikmeleri, bozuklukları ve güçlükleri çocuğun gelişimini her bakımdan olumsuz yönde etkiler. Bunların zamanında tedavi edilmesi gerekir.

Yürüme ve konuşma arasında bir bağın bulunmamasına karşın, çocuklar
bu iki önemli beceriyi gelişmelerinin aynı döneminde kazanırlar. Çocuk hangi ortamda yaşarsa yaşasm, konuşmayı öğrenmek insan yaşamının temel evrelerinden biridir. Bütün sağlıklı çocuklar yürümeyi öğrendikleri gibi konuşmayı da öğrenirler. Çocuğun konuşmaya başlaması organizmanın biyolojik düzeninden kaynaklanan belirli bir olgunluk düzeyine bağlıdır. Küçük bir çocukta konuşma becerisinin gelişmesinde, konuşulan bir ortamda bulunmasının temel bir önemi vardır. Ama bu durum çocuğun konuşmayı yalnızca yetişkinleri taklit ederek öğrendiği anlamına gelmez. Çocuğun diliyle çıkardığı her sesi yalnızca taklit mekanizmasını kullanarak başardığı söylenemez.Kuşkusuz çocuk sözcüklerle dolu bir ortamda yaşar. Özellikle annesi ilgisini yalnızca gülümseme ve jestlerle değil, çeşitli şeyler anlatarak ve sorular sorarak da gösterir. Ama yetişkinlerin konuşmasına kulak misafiri olması tek başına çocuğa dil aracılığıyla iletişim kurma yeteneğini kazandırmaz. Çünkü çocuk temel olarak alıcı değildir. Çocuğun temel özelliği "yapıcı" olmasıdır. Konuşma becerisini kazanması da araştırmacıların simgeleme ya da temsil becerisi dedikleri özgün bir akıl (zekâ) düzeyine ulaşmasıyla sıkı sıkıya bağlantılıdır. Bu beceri nedir ve neye dayanmaktadır? Bir yaşından, özellikle bir buçuk yaşından sonra çocuk yeni bir oyunda çok deneyimli hale gelir. Bu oyun "yalancıktan yapma" oyunudur. Örneğin bir lego parçasını kaşık gibi kullanarak oyuncak bebeğim besler ya da bir köpeğin hareketlerini taklit eder. Bütün bu davranışlar çocuğun kişi, eşya ve eylemleri "simgeleştirmek" için değişik nesneleri kullanma yoluyla daha önce gördüğü ya da yaşadığı olayların hayalini zihninde saklama ve bazı boyutlarını yeniden üretme gücüne ulaştığım gösterir. Dil de bir simgeler bütünüdür. Nesneler ve olaylar dili oluşturan işaretlerle temsil edilir. Böylece göz önünde bulunmadıkları aman da akla getirilebilirler. Dilin kullanılmasının temelinde, çocuğun "yalancıktan yapma" oyununu oynarken eyleme geçirdiği zihinsel beceri yer alır. Dil kuşaktan kuşağa aktarılan, yani toplumsal olarak paylaşılan bir işaretler sistemidir. Dolayısıyla dille ifade edilen şeyleri başkaları da aynı biçimde kavrar. Oysa çocuğun simgesel oyunu bireysel düşüncelere bağlı olduğundan buna olanak vermez. Bu durumda yetişkinlerin söyledikleri şeylerin taklidi, konuşma becerisinin edinilebilmesi için temel araçlardan biri durumuna gelir. Bu konudaki başarı çocuğun zihinsel olgunluğuna ve aldığı uyarılan kullanma yöntemine bağlıdır.


HIZLI BİR GELİŞMENİN EVRELERİ
Bir ve bir buçuk yaş arasındaki çocuk "anne", "baba", "orada", "işte" gibi sözcükleri kullanarak yetişkinlerle ilişki kurmasını sağlayabilecek bir dil kullanma düzeyine gelir. Bu aşamada anne ile çocuk, kişi ve nesne adlandırmalarından oluşan özel bir oyun oynamaya başlarlar. Çocuk bir buçuk - iki yaş arasında yalnızca yetişkinlerin dikkatini çekmek için değil, aynı zamanda nesnelerin adını öğrenmek ve adlandırmalarının doğru olup olmadığından emin olmak için dili gittikçe daha fazla kullanmaya başlar, İkinci yaşının sonuna doğru kendisini Çevreleyen gerçeği tanımak ve bilgi edinmek için sürekli sorular yöneltir. Üçüncü yaşın ilk aylarından başlayarak çocuğun kurduğu cümlelerin yapısı gittikçe zenginleşir. Tek sözcüklü cümle yapısından, yalnızca mesaja açıklık
getiren temel unsurların kullanıldığı basit cümleye geçiş gözlenir. Üçüncü yaşın sonlarına doğru çocuk, yetişkinlerin kullandığı dilin temel özelliklerini aşağı yukarı kapar. Gerek sözcük dağarcığı, gerekse bağlantılı cümleler kurma yeteneği gittikçe gelişir.


"ANNECE"
Konuşmayı öğrenmenin çocukta simgeleme yeteneğinin ve tanımsal düzenlemenin gelişmesine ayrılmaz biçimde bağlı olduğuna daha önce değinmiştik. Ama bu düzenleme işlenecek bilgilerin çıkarılacağı bir ortamla sürekli ilişkidedir. Bazı araştırmacılara göre, insanda dil öğrenmeyi sağlayan ve çocukların doğuştan sahip olduğu beyindeki özgül ileti yollarından oluşan bir mekanizma vardır. Bu mekanizma değişik ülke çocuklarına kendi dillerini öğrenme olanağını sağlar. Bir dilin unsurları, bir tür temel yapı unsurlarının üzerine yerleşir. Bütün dil farklılaşmalarının altında söz konusu temel yapı unsurları bulunur. Eğer bu mekanizma gerçekten varsa, eyleme geçmesi için yalnızca ortamın sağladığı somut öğrenme fırsatlarıyla ilişkiye girmesi yeterli olacaktır. Organizma ve ortam arasında her iki tarafın da etkin olduğu bir karşılıklı alışveriş vardır. Çok küçük çocuklar için annenin kullandığı dilin büyük önemi vardır. Birçok araştırma anne-çocuk etkileşimi aracılığıyla bu tür bir alışverişin geliştiğini ortaya koymuştur. Anneler kendiliğinden çocuk dilbilgisine uygun çok basit ve somut sözcüklerin ağırlıkta olduğu kısa cümleler kullanırlar ve cümleleri aksanlı bir ses tonlamasıyla, sık sık yineleme yoluna giderler. Annenin çocuğun anlama yeteneğine uyum sağlamaya çalışmasından kaynaklanan bu konuşma biçimi, çocuğun dili kapmasını kolaylaştırır. Çünkü dilde anlama her zaman "üretme"den önce yer alır. Böylece çocuk yalnızca dili anlamayı ve kullanmayı değil, aynı zamanda kendisini dinleyen kişinin beklentilerine, başkalarının
anlama düzeyine uyum sağlamayı ve iletişimin gerçekleştiği ortama uymayı öğrenir. Böylece gerek erişkin, gerek çocuk karşılıklı rolleri belirlerler, yani karşılıklı beklentilerini ve alışveriş kurallarını ortaya koyarlar. Bunun sonucu her iki tarafın oluşmasma katkıda bulunduğu bir "iletişim biçimi" gelişir.

BİREYSEL VE ÇEVRESEL FARKLILIKLAR
Çocuğun iletişim ve konuşma becelerilerinin gelişiminde ortamın büyük önemi vardır. Dolayısıyla ortam farklılıklan bu beceriler üzerinde belirgin bir rol oynar. Araştırmalar konuşulan dilin sözcüklere dönüşmeden önce tipik tonlamalar aracılığıyla biçimlenmeye başlandığını göstermiştir. Bu tonlamalar dokuzuncu ve onuncu aylarda çocuğun çıkardığı seslerde yer alır. Böylece çocuk yöresel aksanlan belirli bir konuyla ilgili tipik jest ve ifadelerle birlikte özümser. Ortamın biçimlendirici etkisi nedeniyle, değişik ortamlardan gelen çocuklann iletişim etkinliğinde ve yeterliliğinde çok erken yaşlarda farklılıklar oluştuğunu gösteren birçok araştırma vardır. Farklı sosyokültürel düzeydeki ailelerin çocuklan, yetimhanelerde yetişen çocuklar ve farklı topluluklar içinde büyüyen çocuklar üzerinde yapılan gözlemler, konuşma (dil) uyaranla niteliğinin belirleyici rol oynadığını ortaya koymaktadır.

EĞİTİM VE KONUŞMA
Konuşmanın öğretilmesi teknik türd bir alıştırmayla sınırlı değildir. Konuşmayla birlikte genel bir eğitim de verilir. Bu eğitimde çocuğun istek, düşünü ce, duygu ve sorunlannı, bilgi birikimini, kısacası bir bütün olarak kendisini dile getirmesi için çalışılır. Konuşmay öğreten yetişkinin yalnızca doğru cümleler kurma ve sözcükleri doğru söyleme anlamında konuşmayı bilmesi yetmez. Anlatım ve iletişim becerileri açısından iyi bir örnek oluşturması dal önemlidir. Böylece çocuk başkalarıyla ilişkide kendini ifade etmeyi ve iletişim kurmayı da öğrenecektir. Çocuğun ikinci yaş döneminde, daha  dili temel bir işlev görür. Her şey çocuk ile yetişkini birbirine bağlayan ilişkiye dayanır. Çocuk bu ilişki yoluyla nesneleri ve olaylan betimleyen sözcüklerin yanı sıra duygu ve heyecanlan belirten sözcüklerin de var olduğunu, konuşmanın kaba kuvvetten çok daha üstün olduğunu ve kendini ifade etmeyi bilmenin daha huzurlu ve kendine yeten insan anlamına geldiğini öğrenir. Böyle bir iletişim ilişkisinden yoksun kalan bir çocuk için değerli bir öğrenme fırsatı yitirilmiş demektir.

 Konuşmanın gecikmesine neden olabilecek etkenler
• Ailede konuşma gecikmelerinin görülmesi;
• sağırlıkla birlikte sık sık yinelenen ortakulak iltihaplan;
• annenin depresyon içinde olması;
• çok meşgul anne baba;
• beyinle ilgili, zekâ geriliğine yol açan hastalıklar erken dönemde başlayan ağır ruhsal rahatsızlıklar.

Yazının Kaynağı: Medicana

Yorumlar (2)

Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

bende konusurken zorluk cekıyorum nasıl duzeltebılırım bana yardımcı oabılırmısınız>:(

 
Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

bende konusurken zorluk cekıyorum nasıl duzeltebılırım bana yardımcı oabılırmısınız>:(

 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın