Erişkinler için de önemli olan uykunun sürekli bir gelişim süreci yaşayan çocuklar için çok daha önemli bir işlevi vardır. Ama bu gene de bizlere çocukların uyku saatlerini katı kurallara bağlama hakkını vermez. Dengeli ve sakin bir bebek, kendiliğinden uyuyan ve uyanan bebektir.

GEREKSİNİMLERİNE SAYGI GÖSTERMEK
Doğduktan birkaç ay sonra bebeğin uykusunda değişiklikler olur. Bunlar, hem yenidoğanın sinir sisteminin olgunlaşmasına, hem de bebeğin çevreye uyum sağlamasına bağlı olarak ortaya çıkar. Bebek iki aydan sonra dış ortamdan gelen uyarılara daha fazla ilgi göstermeye başlar. Uyarılar gündüz daha yoğun ve sık olduğu için, uyku saatleri gitgide geceye doğru kayar. Bir başka deyişle bebek bizim alışkanlıklarımız ve eğitimimize uygun bir biçimde uyumayı öğrenir. Bebeğin bu süreç içinde uyku ritmini kendi yöntemleriyle belirlemesini sağlamalı ve elimizden geldiğince müdahalede bulunmamaya çalışmalıyız. Uyku ve uyanıklık evreleri, beslenmeyle çok yalandan ilgili olduğu için, pek çok ana baba çocuklarının uyku ritmini onlara belirli saatlerde süt yererek ayarlamaya çalışır. Ama bu pek doğru olmayan bir yöntemdir; her bebek öğünlerinin sıklığını kendine özgü bir biçimde ve genellikle esnek olarak düzenler. Kendi düzenini kurmak için mutlaka zamana gereksinimi vardır. Bu yüzden ona karşı sabırlı olmak ve en önemlisi kişiliğine saygı duymak gerekir. Böylelikle onun uyku-beslenme döngüsünde giderek artan bir düzenliliğe kendiliğinden ulaştığı görülebilir.

İYİ BİR UYKU İÇİN
Bebeğin dinlendirici bir uyku uyuyabilmesi için ona en uygun koşullan elden geldiğince hazırlamak gerekir. Her şeyden önce yatak hiçbir zaman aşın yumuşak olmamalıdır;  Yastığa gelince bu hiç önemli değildir. Yalnızca bebeğin hareketlerini engellememesi için aşın büyük ve yumuşak olmamasına dikkat edilmelidir. Aynı biçimde örtüler de fazla önemli değildir; ama fazla ağır olmamalı ve bebeğin üzerinden sıyrıllmasını önlemek için düzgün biçimde örtülmelidir. Düzgün bir biçimde örtülmemiş bir örtü bebeğin üzerinden sıyrılarak üşümesine yol açabilir. Bu nedenle en iyisi bebeğe onu bütünüyle örten, hem de rahatça hareket etmesini sağlayan bir tulum giydirmektir. Bebeğin yatağının evin en az gürültülü ve ışığı en hafif bölümünde bulunması gerekir. Ama pek çok bebek tam anlamıyla sessiz olmayan, aydınlık ortamlarda da uyuyabilmektedir. Her yenidoğanın uyku karşısındaki tercihi değişiktir. Bu tercihler belli olduğunda bebeği uyutmak daha kolaylaşır. Aynca bebeği yemekten hemen sonra sırtüstü yatırmak doğru değildir; çünkü, bu durumda bebeğin emdiği süt soluk borusuna kaçarak solunum yollannı tıkayabilir. Bebek yüzükoyun yatmayı tercih ediyorsa, yüzünü hep aynı yana döndürmemeye dikkat etmek gerekir; yüzün hep aynı yana çevrilmesi kafatasında yassılaşmaya yol açabileceği gibi, boyun kaslarında da zayıflığa neden olabilir.

UYKU VAKTİ GELİNCE
Yaşamm ilk yılındaki uyku-uyanıklık oranlannı incelediğimizde bebeğin dışdünya ile olan ilgisi arttıkça, "tanıma isteğinin" artmasına bağlı olarak "uyuma isteği"nin azaldığını görürüz. Bu kurama göre yetişkinlerin bu durumdan hoşnut olmaları gerekir: Canlı ve sağlıklı bir bebek için uyku, çok hoşlandığı hayattan çalınmış bir zaman dilimidir; çünkü bu dönemde dış ortamdan gelen uyarıları algılamak, dünyayı keşfetmek, hayattan büyük bir neşeyle zevk almak çok önemlidir. Ama bu durum uygulamada sorunlar yaratır: Annenin "zamanlaması olmayan", "geceyi gündüze çeviren" ya da yatağa yatar yatmaz kızgın yaygaralar koparan bir bebeği kabullenmesi oldukça zordur. Genellikle bebeğin beslenme düzenini belirli sınırlar içinde de olsa kendisinin belirlemesi kabul edilebilir; ama aynı şey uyku için söz konusu olduğunda hoşnutsuzluk yaratır. Bu nedenle bebek ve yetişkinlerin talepleri arasında kabul edilebilir bir uzlaşmanın yavaş yavaş geliştirilmesi gereklidir.
Anne, bebeğin günlük ritmini, onun özelliklerini ve tercihlerini gözlemleyebilir ve düzenleyebilirse yaşamın ilk aylarında işler yolunda gider. Bebeğin kendi uyku ritmini oluşturabilmesi için biraz zamana gereksinimi vardır, bununla birlikte gene de hangi ritmi kabul edebileceğini, neyin hoşuna gideceğini, hangi pozisyon ve koşullarda daha sakin olacağını (yastıkla ya da yastıksız, kalça ya da karın üzeri, ışıkta ya da loş bir ortamda) bize gösterebilir. Annenin bu ilk uyum sağlama girişimlerine anlayış göstermekle özveride bulunduğu düşünülmemeli, aynı özverinin bebek için de söz konusu olduğu unutulmamalıdır. Annenin çocuğunun özelliklerine göre davranması çok önemlidir.

YATAĞA GİTMEK NEDEN ZORDUR?
Daha sonraki aylarda, özellikle de altıncı aydan sonra bebeğin biraz daha bağımsızlaşmasına bağlı olarak gerek gündüz, gerek günün sonunda yatağa gitme zamanı bir mücadele dönemine dönüşür. Bebeğin uyumak istememesinin nedenleri şunlardır: Biyolojik olarak yeme-uyuma ilişkisi yaşamın ilk aylarında olduğu kadar güçlü değildir; daha önce de belirtildiği gibi, dünyayı keşfetme isteği duyar, bunun için de öteki insanlarla, özellikle de onu kendi dünyalanmn dışında tutmak isteyen yetişkinlerle sürekli ilişki halinde bulunması gerekir; yetişkinlere karşı gelmeyi öğrenir ve bu durum yetişkinlerin tepkisiyle karşılaşınca çatışma daha da artar. Yaşamın ilk yılının sonlanna doğru bebekte "ayrılma korkusu" gelişir ve uyku bunu daha da artırır. Bu yüzden kapıyı bütünüyle kapatarak çocuğu karanlıkta bırakmaktan kaçınmak gerekir. Bebeğin bu karşı çıkışlannı önleyebilmek için nasıl davranmalıyız? Unutulmaması gereken ilk nokta, büyükler gibi çocuklann da uyanıklık durumundan uykuya birdenbire geçmelerinin olanaklı olmadığıdır. Arada bir durumdan ötekine geçmeyi kolaylaştıran bir evre vardır. Yatağa gitme başlı başına bir olay olarak değil, bir evrenin son bölümü olarak kabul edilmelidir. Çocuk belli bir saatte uyuyacaksa (bu salt bizim için uygun olan değil, çocuğun kendisinin de onayladığı bir saat olmalıdır), ilgilendiği şeyden ya da oynadığı oyundan kopması için belirli bir zamanın geçmesi gerektiği unutulmamalıdır. Bu durumda bir masal anlatılabilir, birlikte resimlere bakılabilir, vücudu fazla uyarmayan oyunlar oynanabilirÇocuğu yatağa gitmeye zorlamak yerine onunla birlikte odaya gitmek, ışığı yakmayı ve yatağı yapmayı törensel hale getirmek çok daha iyidir. Akılda tutulması gereken bir başka nokta da, yetişkinlerle çocuk arasında daha önce ortaya çıkmış bir anlaşmazlığın çocuğun yatağa girmesini daha da zorlaştıracağıdır. Uzun kaprislerle dolu bir günün sonunda çocuk azarlanmışsa, kendini duygusal açıdan kınlmış hissediyorsa, yaşamındaki en önemli insanlann kendisini sevmediklerini düşünüyorsa, uyku onun için bir terk edilme ve cezalandınlma durumu haline gelecek, bu nedenle de uykuya gitmemek için tüm gücüyle direnecektir.

YATAĞA KENDİNİ İYİ HİSSEDEREK GİRMEK
Uyku öncesi dönemde çocuğa yatağa gitmenin bir cezalandırma olmadığını hissettirmek çok önemlidir. Bu nedenle, çocuğun kendisini iyi ve güvenlikte hissedeceği bir "düzen" oluşturulması, sürekli belirli bir düzen içinde yinelenen davranış kalıplarının yerleştirilmesi önerilir.

Küçük çocuklar rüya görür mü?
REM uykusuna ilişkin anlatılanlar göz önüne alındığında bu sorunun cevabı evettir. Doğal olarak bebeğin ne rüya gördüğünü bilemeyiz. Rüya olarak nitelendirilebilecek basit ve değişken görüntülerin varlığı biliniyorsa da, bunlar gerçek rüya olarak kabul edilemez. Bunun nedeni rüya görmenin düşünme yeteneğine bağlı olarak geliştiğini bilmemizdir. Bir başka deyişle rüya zihinsel birikim gerektiren, bilgilenmeye dayalı bir olgudur. Çocuk uykusunun yetişkinlerde merak konusu olan bir özelliği de kâbuslardır. Daha altı aylıkken, bebeğin sıkıntılı bir biçimde uyuduğu görülebilir. Pek çok araştırmacı bebeklerin ağlayarak uyanmalarını doğal karşılamaktadır: Bu, yaşamsal işlevlerin yavaşlamasına karşı verilen bir "panik yanıt"tır. Bir grup araştırmacı ise bu durumu bebeğin uyanıkken karşılaştığı bazı zorluklara bağlamaktadır. Bu durumlarda ana babaya düşen görev yumuşak bir sesle konuşarak onu sakinleştirmek ve yeniden uyumasını sağlamaktır.

Yorumlar (1)

Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

kızım 2.5 aylık rüya mı görüyor bilmiyorum ama sıçrıyor ve bazı sesler çıkartıyor uyurken. bu konuda bir bilgisi olan varsa yardım ederlerse sevinirim:)

 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın