Günümüzde çocukta aşırı şişmanlık bazı hastalıklara ve bunlara eşlik eden birçok psikolojik rahatsızlığa yol açan bir risk etkeni olarak kabul edilmektedir. Halk arasında şişman çocuğun "güzel" olduğu inancı yaygındır. Bilim adamları ise çocuğun geleceğini de göz önünde bulundurarak "şişman çocuk sağlıklı değildir" demeyi yeğlemektedir.

Çocuk iştahla yemek yediği, gürbüz ve tombul olduğu sürece ailedeki herkes memnundur. Aynca iştahlı çocukların sağlıklı olduklarına ve ilerde daha akıllı olacaklanna inanılır. Alınan ve harcanan kalori arasındaki denge bozuluncaya değin her şey iyi gider. Bu dengesizlik, özellikle, doğumdan bir-iki yıl sonra, çocuğun organizması büyüme hızını yavaşlattığında ortaya çıkar. Bu durumda alınan enerji yeni dokulann üretilmesi ve normal bir büyüme için gerekenden fazla olacak ve vücut kullanılmayan fazla kaloriyi yağa döndürerek derialtı yağ dokusunda depolamaya başlayacaktır. Bunun doğal sonucu fazla kilo almaktır; bu da vücudun görünümünü bozar ve fizyolojik depresyonlara yol açar.

ÇOCUK NE ZAMAN AŞIRI ŞİŞMANDIR?
Kemik yapısı, yaş, boy gibi unsurlann değişkenliği göz önünde tutulunca aşın şişmanlık için belirli bir sınır koymak imkansızlaşır. Genellikle çocuk belli bir yaş için gereken ideal kilodan yüzde 15 oranında daha ağırsa, örneğin 22 kilo olması gereken 7 yaşında bir çocuk 26 kilo ise şişman kabul edilir. Bununla birlikte bu sınırlar konusunda esnek olunmalı ve her şişmanlık olgusu özelliklerine göre ayn olarak değerlendirilmelidir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar sonucunda aşın şişmanlığa yol açabilecek bazı psikolojik, toplumsal-çevresel ve fiziksel unsurlar belirlenmiştir.

• Psikolojik unsurlar - Psikolojik unsurlar
çocukta aşın şişmanlığın oluşmasında büyük önem taşır. Aşın şişmançocuklar üzerinde yapılan araştırmalar aşın yemenin bazı sorunlardan kaynaklandığım göstermiştir. İnsanlar genellikle başka konulardaki tatminsizliklerini yemek yiyerekdengelerler. Şişman kişi, aşın yemenin yol açacağı olumsuz sonuçlann bilincinde olmasına karşın, bilinçaltı bir dürtüyle sık sık bir şeyler yer. Bu durumlarda aşın beslenme yalnızca yapısal bir bozukluğun değil, aynı zamanda psikolojik bir rahatsızlığın da belirtisidir. Aşırı şişman çocuklann çoğunun aile sorunlan vardır. Genellikle anne ailede egemen bir roldedir ve çocuk üzerinde, onun kendisinden bağımsız bir gelişme göstermesini engelleyen ve onu aşın yemeye yönelten bir baskı oluşturur. Bu anneler kendi çocukluklannda
yaşadıklan eziklikleri çocuğa yansıtırlar. Beslenme onlar için sevgilerini göstermelerini ya da çocuk karşısında duyduklan suçluluk duygusunu bastırmalarını sağlayan bir araçtır. Bu durumda çocukta tatmin edilemeyen bir sevgi gereksinimi doğacak ve yemek onu rahatlatan bir araç olduğundan daha fazla yemek yemek isteyecektir. Zamanla öteki konulardaki eksikliklerini de aşın yemek yiyerek kapatmaya çalışacaktır. Bu varsayıma göre, aşın şişman çocuklann diyetlere gösterdikleri tepki, bunun çocuk için önemli bir rahatlama kaynağının kaybı anlamına gelmesinden kaynaklanır. Ayrıca, çocuğun beslenmesini anne denetliyorsa, bu ondaki egemenlik kurma ve koruma eğilimlerini daha da güçlendirebilir. Çeşitli araştırmalar, sevgi eksikliğinin dışında duygusal travmalann, okula ve çevreye uyum sağlayamama gibi öğelerin de, duygusal dengeyi derinden sarsarak, aşın yemeye ve bunun sonucunda şişmanlığa yol açabileceğini göstermiştir.

• Yaşama alışkanlıkları - Bu durumdan büyük ölçüde, çocuğun hiçbir zaman yeterli miktarda yemediğine inanan
ve bu nedenle onu ellerine geçen her türlü yiyecekle (ekmek, çikolata, tatlı, bisküvi, şeker vb) besleyen anne babalar sorumludur. Ama çocuğun şişmanlamasından her zaman anne baba sorumlu olmayabilir. Bazen de sürekli
açlık hisseden çocuk anne babanın engellemelerini kurnazca bertaraf ederek, sürekli yiyecek bir şeyler arar. Bu çocuklar ya gerçekten aç oldukları için ya da bazı psikologların da düşündüğü gibi karşılaştıkları zor ve kötü durumlara tepki olarak durmadan yerler. Bir de uyuşuk, her türlü işten kaçınan, hareket gerektiren oyunları oynamayan "doğuştan oturan" çocuklar vardır. Bu çocukların enerji tüketimleri az olduğundan normal ölçüde yenen yemek bile onlar için fazla ve şişmanlatıcıdır.

• Hormonal nedenler - Bu tür sorunlar endokrinolojiyi (iç salgı bilimi) ilgilendiren hastalıklar grubuna girer. Özellikle böbreküstü, hipofiz ve tiroit bezlerinin bazı hastalıklarında, alınan kaloriyle bağlantısız bir yağlanma ve kilo alma söz konusudur.

TEDAVİ
Doğal olarak, hiçbir müdahale yapısal özellikleri değiştiremez ya da en azından birçok durumda beyinde ve salgıbezlerinde ortaya çıkan hasarları ortadan kaldıramaz. Ama dengesiz beslenmeyi düzeltmek ve hareketsizliği önlemek mümkündür. Örneğin, hormonal nedenlerden kaynaklanmayan aşırı şişmanlığın tedavisi alınan kalori miktarının azaltılmasına ve fiziksel etkinliklerin artırılmasına dayanır. Katı bir diyet yerine kilo değişimlerine göre ayarlanan bir diyet uygulamakta yarar vardır. Aynca çocuğun katılımının sağlanması gerekir. Uygulanan diyette tüketilen yağ ve şeker miktarını sınırlamak çok önemlidir. Az miktarda tatlı, ekmek, hamur işi yenmeli, az şekerli içecekler tercih edilmelidir. Çikolata, kakao, kuruyemiş kesinlikle kaçınılması gereken gıdalardır. Uygulanan diyet et, balık, yumurta gibi proteinli gıdalara dayanmalıdır. Bunlar hem az kalorilidir, hem de organizmanın daha çok gereksinim duyduğu besinlerdir. Ama bu tür diyete birdenbirebaşlanamayacağı gibi, her gün de uygulanamaz. Haftada beş ya da altı öğünle başlanıp ve öteki öğünlerde çocuğun denetimli biçimde yemek yemesini sağlamak yeterli olacakta. En uygunu çocuğun en kolay benimsediği sistemi uygulamaktır. Diyetle birlikte çocuğun hareketliliği artırılmalı, daha fazla yürümesi, spor ve jimnastik yapması sağlanmalıdır. Uzun yürüyüşler, yüzme, dağ gezileri, paten ve açık havada oynanan oyunlar, sürekli yapılırsa, çok yararlı olacakta. Başlangıçta aşın zorlamadan kaçınılır ve çocuğun bu yeni hareketli yaşamı tedaviden çok eğlence olarak kabul etmesi sağlanırsa çok iyi sonuçlar elde edilebilir. Bir süre sonra çocuk da fiziksel açıdan kendini daha iyi hissedecek ve sevdiği sporu istekle yapmaya başlayacaktır. Bazen çocuğun iştahı, isteksizliği
ya da cesaretinin kırılması diyetin uygulanmasını olanaksız kılar. Bu durumda başka sistemlere başvurmak gerekir. Örneğin, bol miktarda meyve ya da tokluk hissi veren bol vitaminli ve proteinli gıdalarla açlık bastırılmaya çalışılabilir. Yan etkileri nedeniyle çocuklara "iştah düzenleyici" ilaçların verilmesi önerilmez. Diyete başlamadan önce, aşırı iştahın ve şişmanlığın herhangi bir hastalıktan kaynaklanmadığından emin olunmalıdır.

SONUÇLAR
Şişmanlığa eşlik eden organik ve psikolojik sorunlar yüzünden, kesin bir iyileşmenin sağlanması çok güçtür. Kilo alma eğiliminin önceden fark edilip erken önlemler alınması durumunda sonuçlar daha olumlu olacaktır. Bu tür bir eğilimin kesin olarak belirlenmesindeki en önemli engel, anne ve babaların çocuklarının şişman olduğunu kabul etmeyip onu "tombul", 'liri" olarak değerlendirmeleri ve aşın şişmanlığın tehlikelerinin yeterince bilinmemesidir. Türkiye'de aşın şişmanlığın başlıca nedeni "şişman" çocuğun "sağlıklı" çocuk olarak algılanması ve Türk mutfağının yüksek kalorili besinlerden oluşmasıdır.

Yazının Kaynağı: Medicana

Yorumlar (1)

Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

ben 8 yaşındayım ve 50 kiloyum kilo almak istiyorum:-*

 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın