PNOMOKOK BAKTERİSİNİN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR, BEBEK VE ÇOCUKLARDA KIŞ AYLARINDA SIKÇA GÖRÜLÜYOR. MEDİCANA AVCILAR HASTANESİ ÇOCUK HASTALIKLARI UZMANI DR. ÖMER SALTAN, AŞININ MİKROBA KARŞI ETKİLİ KORUNMA SAĞLADIĞINI SÖYLÜYOR

■ Kış aylarında çocuklarda en çok hangi hastalıklara rastlanıyor?
Kış aylarında, enfeksiyon hastalıkları sıklıkla oluyor. Çocukluk yaş grubunda daha çok boğaz enfeksiyonu, alt solunum yolu enfeksiyonları ve orta kulak enfeksiyonu görülüyor. Rota virüsün sebep olduğu 'kış ishalleri' olabiliyor. B Kış ishali hangi yaşlardaki çocukları etkiler?
Halk arasında kış ishali diye bilinir. Rota virüs mikrobunun sebep olduğu bir hastalıktır. Genellikle süt çocukluğu ve 3-5 yaş arasındaki çocukları etkiler. İshal ve kusmalarda muhakkak bir hekimin görmesi gerekir.

■ Rota virüsten aşı ile korunmak mümkün mü?
Kışın rota virüse karşı aşı geliştirildi. Geçen yılın Şubat ayından itibaren de Türkiye'ye bu aşı geldi. Süt çocukluğu döneminde, ikinci ve dördüncü ay civarında başlıyoruz bu aşıya. O aşıdan dolayı çocuklar rota virüse bağışık oluyor.

■ Kış aylarında başka hangi hastalıklara rastlanıyor? Okullarında açılmasıyla birlikte solunum yoluyla çocuklar birbirlerine enfeksiyonu çok çabuk bulaştırabiliyor. Bademcik ve boğaz enfeksiyonları çok sık görülüyor. Bunların yaş gruplarına göre etkenleri değişiyor. Üç ay ile üç yaş arasında 'hemofülininflenza' dediğimiz bir mikrop sebep olur. Daha büyük çocuklarda ise 'streptekok pnömoni' dediğimiz, 'pnömokok' diye de tabir edilen bir mikrop.

■ Pnömokok hastalıklarından aşı ile korunmak mümkün mü?
Pnömokoklara da aşı var. Hastalarımızın çoğuna yapıyoruz.

■ Pnömokok aşısı hangi hastalıklardan korunma sağlar?
Pnömokok aşısı halk arasında 'Zatüre aşısı' olarak bilinir. Ancak sadece zatüreye karşı koruma sağlamaz. Pnömokoklar; bir tür boğaz enfeksiyonu streptekok pnömokok'a, orta kulak enfeksiyonuna, bir kısım menenjit ve bir de bizim bakteriyemi-septisemi dediğimiz üç aylıktan küçük çocuklarda görülen hastalığa sebep olur. Aşının ikinci ve üçüncü ayda başlaması bu hastalığa karşı oldukça faydalıdır.

■ Aşının dozu yaşlara göre değişiyor mu?
İkinci ayında başlarsak; 2, 4 ve 6'ıncı aylarında birer doz yapıyoruz. Daha sonra bir hatırlatma dozunu da bir yaşını doldurduktan sonra yapıyoruz. Bir yaşından sonra başlarsak iki ay arayla iki doz yetiyor. İki yaşından sonra tek doz yetiyor. Ama tabiî ki aşı ne kadar erken başlarsa o kadar iyidir. Bebekler için önemli bir hastalık olan 'bakteriyemi' dediğimiz hastalığa koruma sağladığı için bir yaş öncesi yapılması önemli. S Dünyada her yıl 5 milyon çocuğun pnömokok hastalıklarından dolayı yaşamını yitirdiği söyleniyor. Türkiye'de durum nedir?
Türkiye'de de bu sayı çok ciddi boyutta. Bizim ülkemiz birçok ülkeye göre enfeksiyon hastalıkları bakımından çok fazla sayıda çocuğun etkilendiğini görüyoruz. Özellikle ağır alt solunum yolu enfeksiyonlarına (zatüre) sebep oluyor. Buna bağlı bebek ölümleri görülebiliyor. Aşı buna karşı oldukça etkili korunma sağlıyor.

■ Tüp bebek yöntemi ile doğan çocuklar, normal gebeliklere göre daha mı sorunlu doğar?
Halk arasında 'tüp bebek' olarak bilinen IVF (in vitro fertilizasyon) yardımcı üreme tekniklerinden biri. Yapay döllenme sonucu, embriyonun ilk gelişim döneminde normal gebeliğe oranla daha fazla sorunlar olabileceğini söyleyen çalışmalar var. Ancak istatistiksel olarak normal gebelikle arasında anlamlı bir fark görülmüyor. Araştırmalar, daha çok tüp bebekteki çoğul gebelik durumuna dikkat çekiyor. Tüp bebek durumunda genelde çoğul bebek doğuyor. Çoğul gebeliklere bağlı olarak, bir erken doğum durumu söz konusu olduğunda problemler görüyoruz. Gebelik ne kadar çoğul olursa, erken doğum riski o kadar fazlalaşıyor. Prematüre bebeklerdeki sorunlar fazla. En sık gördüğümüz akciğerlerinin iyi gelişememesine bağlı olarak solunum problemleri. Solunum problemlerinden dolayı solunum cihazına bağlanmaları gerekirse bu, bebeklerin ileride retina hasarı dediğimiz körlüğe kadar gidebilecek göz problemleri olabilir. İşitme problemleri ve merkezi sinir sistemine bağlı öğrenme güçlükleri problemleri olabilir. Anne yaşı arttıkça risk artabiliyor. Ancak bunun dışında tüp bebeğin, anormal çocuk olma gibi anlamlı bir durumu araştırmalarda gösterilmiyor.

■ Çocuklarda büyüme-gelişme geriliğinde nelere dikkat edilmesi gerekir?
Beslenme çok önemli. Bizim gibi gelişmekte olan ülkelerde de bu çok ciddi bir sorun. Hatalı beslenme, çocuğun yeterli protein alamamasına bağlı sıklıkla bir gelişim geriliği söz konusu oluyor. Türkiye'deki en büyük sorunlardan biri demir eksikliği kansızlığıdır. Bu da yine beslenme ile ilgilidir. Çocuğa yeterli demir içeren gıdaların bilinçli bir şekilde verilmemesi veya demir takviyelerinin uygun zamanda uygun dozda yapılamamasından kaynaklanıyor. Demir eksikliği kansızlığı, doğrudan iştaha etki eder. İştahsızlık daha az besin almasına neden olur.

■ Beslenmede başka hangi sorunları görüyorsunuz?
Çocukluk döneminde başlayan fast-food tarzı beslenme. Genç Türkiye nüfusunda oldukça fazla şişman bireye rastlamaya başladık. Bu da yine yanlış beslenme sonucu görülen bir durum. Aileler genellikle çocuğa her istediklerini alarak onlara iyilik yaptıklarını zannediyorlar. Ama bu da sakıncalı bir durum. Ben her zaman doğal beslenmeyi tavsiye ediyorum.

TÜRKİYE'DE EN ÖNEMLİ SORUNLARDAN BİRİ DEMİR EKSİKLİĞİ KANSIZLIĞI. ÇOCUĞA YETERLİ DEMİR İÇEREN BESİNLERİN VERİLMEMESİNDEN KAYNAKLANIYOR

■ Organik olmayan gıdaların tüketilmesinin zararları neler?
Genetiği ile oynanmış gıdaların maalesef sayıları gün geçtikçe artıyor ve bunları tüketmemiz en büyük sorunlardan biri. Bunların uzun vadedeki etkilerini göreceğiz. Hormonal bozukluklar, şişmanlık, kanser ve alerjik hastalıklar giderek artıyor. Çevre kirliliği de buna etken, ancak hormonlu meyve-sebzelerin tüketilmesi de bana göre bunda büyük etken. Organik gıdalarla beslenme bilincinin yerleşmesi lazım.

■ Ebeveynlerde çocuklarına bilinçsiz bir vitamin yüklemesi yapıldığını gözlemliyor musunuz?
Anne babalarda, gereksiz yere vitamin kullanımını çok sık rastlanıyor. Bazen çok şişman çocuğa da iştahsız diyerek vitamin isteyen anne babalar görüyoruz. Vitaminlerin de fazlası zararlıdır. Özellikle yağda eriyen vitaminler; A, D, E ve K gibi vitaminler fazla alındığında vücutta birikip bir takım zararlar gösterir. Vitaminler daha masum gibi görülüp aileler birbirlerine tavsiye edebiliyor. Doktor kontrolünde kullanılması en doğrusudur.

Yazının kaynağı: Medicana Hastanesi Dergisi

 

 


 

Yorumlar (0)

Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın