Hamileliğin ilk döneminde yaşanan kayıplardan en sık görüleni doğal düşüktür. Sebeplerini biliyor muyuz?
Genel bir problemdir fakat hepsi için genel bir açıklama yoktur. Geniş araştırmalardan sonra, doğal düşüklere neden olarak, en büyük oranın kromozomlarla ilgili ve genetik anormalliklere ait olduğu görülmüştür. Bu anormalliklerden bazıları o kadar kuvvetlidir ki, rahimde yaşamı engeller, dışarıda bırakır.
Doğal düşüklere neden olan kromozom ve genetik anormallikler dışında, bilinen başka sebepler var mıdır?
Evet. Annenin bağışıklık sistemindeki anormallikler düşüğe sebep olabilir ki, bu durum tekrarlanabilir de. Rahimdeki anormallikler, bir hamilelik taşımaya engel olabilir ve bu da düşüğe sebep olabilir. Bazı enfeksiyonlar, özellikle bir virüsten meydana gelenler, düşüğe neden olabilir ve diyabet gibi bazı kontrol edilmemiş rahatsızlıklar da buna neden olabilir.
Bağışıklık sistemi problemini açıklayabilir misiniz?
Tekrar tekrar düşükler yaşayan bir kadının anormal antikorları olduğu artık ispatlanmıştır. Bu anormal antikorların, plasentadaki kan damarlarına ciddi zarar verici etkileri vardır. Bu da düşüğe neden olabilir. Aslında, bu durumda düşük yaşama ihtimali %75-90 arasıdır. Bu durum "anti-fosfolipid sendromu" olarak bilinir.
Bu durum nasıl teşhis edilir?
Problem yaratan bazı antikorlar için bir test vardır. Bu test mükemmele yakındır. Sendromun kuvvetli belirtilerine sahip kişinin negatif sonuç alması mümkündür. Bu test aynı zamanda yanlış olarak pozitif sonuç da erebilir.Bu test önceden erken hamilelik düşüğü yaşamış kadınlara yapılır genelde.
Anti-fosfolipid sendromu hamilelikte başarıyla tedavi edilebilir mi?
Bu durumla ilgili çalışmalar gelişmektedir. Bugünkü popüler metod, düşük dozda aspirinle, heparin formülü karışımıdır. Tedavi tüm hamilelik süresince uygulanır. Bu tedavi; bu sendromu yaşayan kadının canlı bebek dünyaya getirmedeki şansını yüzde 25'ten, yüzde 75'lere yükseltir.
Bu sendrom ne kadar yaygındır?
Yaygın değildir. Doku bağlarında hastalık taşıyan kişiler (en yaygını systemic lupuds erythematosus'dur) en çok risk taşıyanlardır. Yine de bu durumlar pek yaygın değildir. Ayrıca, bilinen doku bağları rahatsızlıkları olmadan da antikorlar kadınlarda görülebilir. Bu kadınlar sürekli düşük riski taşırlar ve hamilelik süresince uygun tedaviye ihtiyaç duyarlar.
Tüm bu karmaşıklığa ek olarak, SLE'li herkes antifosfolipid sendromunu yaratan antikorlara sahip değildir.
Antifosfolipid sendromu sadece erken hamilelikte mi kayba neden olur?
Hayır. Ceninin kaybı 2. dönemde hatta daha sonrasında gerçekleşebilir ki; bu durum ölü doğuma neden olur. İşte bu nedenle tüm hamilelik süresince tedavi çok önemlidir.
SLE bebeği başka türlü etkiler mi?
SLE bulunan kişilerde düşük yaşanma riski bir yana, fetusun başka antikorlardan etkilenmiş olması da mümkündür ama anti-fosfolipid sendromu türlerinden olmayan, bazı bebekler ciddi kalp problemleriyle doğarlar, bazen bu durum ölümle de sonuçlanabilir Bu oluşumu önleyebilecek, bilinen bir yöntem yoktur.
SLE'yi önlemek için, streoit (kortizon) kullanılmaktadır ve buna
doğumdan birkaç hafta sonraya kadar devam edilir. Bu duruma maruz kalan her hamile kadına pratik tüm detaylar anlatılmalıdır ki; potansiyel sorunlardan ve mümkün olan çarelerden haberdar olabilsin.
Doğumdan sonra kortizon kullanımı emzirmeye engel midir?
Hayır.
Anti-fosfolipid sendromu bebeğe geçmiş midir?
Hayır.
Geri dönmek gerekirse, açıklanmamış izole düşüğe neden olan faktör var mıdır?
Şimdiye kadar tüm söylenenlerin dışında, bazı vakalarda hormonal dengesizlikler suçlanabilir. Polikistik yumurtalık rahatsızlığı olan kadınlar bu vakalardan biridir.
35 yaş üstü kadınların düşük riski daha yüksektir. Çünkü kromozomla ilgili anormallikler kadının yaşı ilerledikçe çoğalır.

Yorumlar (1)

Bu yorum sitedeki bir sorumlu tarafından küçültülmüş

merhaba

kendiliğinden olan düşüklerde parça kalma durumu oluyor mu?

 
Henüz buraya yapılmış bir yorum yok

Yorum yapın

  1. Konuk olarak yorum yapılıyor. Hesap açın ya da var olan hesabınızla oturum açın.
Ek Dosyaları (0 / 3)
Konumunuzu Paylaşın